(6762 S. K. m. 1269, 1321) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları C.5)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Uşak Asliye 2. Hukuk Mahkemesince verilen 27.12.1996 tarih ve 429-1035 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın sigorta süresi içerisinde çalındığını, yapılan başvuruya rağmen sigorta bedelinin ödenmediğini ileri sürerek (239.000.000) liranın temerrüt tarihi 31.1.1995'ten itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, aracın dava dışı bir kişiye haricen satıldığını ve çalınma ihbarının da bu kişi tarafından yapıldığını, menfaat sahibinin değişmesinden dolayı poliçe genel şartlarının C.5 maddesi uyarınca sözleşmenin kendiliğinden fesholunduğunu, riziko tarihinde sigorta prim borcu ödenmediğinden sigorta güvencesinin de başlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, mübrez delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 19.10.1995-1995 vadeli sigorta poliçesine ilişkin primin davacı tarafından 9.11.1994 tarihinde ödendiği, noterlikçe yapılmış geçerli bir satım sözleşmesi bulunmadığından davalı tarafın menfaat sahibinin değiştiği ve sözleşmenin geçersiz hale geldiği savunmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile (239.000.000) liranın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
TTK. nun 1269 ve 1321. maddeleri hükümleri uyarınca kasko sigortasının konusu sigortalı mal olmayıp, bu mal (araç) üzerindeki -sigorta ettirenin para ile ifade edilebilen bir değer olarak-menfaatidir. Davacı sigorta ettirenin, sigortalı aracı dava dışı Bilal ...'ya haricen satarak devrettiği ve satım bedelinin tamamını aldığı; ancak, mal bedelini satıcı pazarlama kuruluşuna tamamen ödememiş bulunduğu için trafik siciline geçirilen sınırlamadan dolayı aracın resmi devini yatıramadığı, aracın zilyetliğini devralan kişinin tasarrufu altında iken çalındığı adı geçenin kolluk başvuru tutanağına geçirilen 11.11.1994 tarihli samimi açıklamasından anlaşılmakla, Yasanın tanımladığı anlamda araç üzerindeki menfaat sahipliği sıfatının riziko tarihinde değişerek bu kişiye intikal ettiğinin kabulü gerekir. Bu durum karşısında, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olan Poliçe Genel Şartlarının C.5 maddesi ile öngörülen biçimde menfaat sahibinin değişmesi nedeniyle sigorta sözleşmesinin kendiliğinden fesh edilmiş olacağı gözetilerek davanın reddi gerekirken, menfaat sahipliği olgusu üzerinde durulmaksızın, salt resmi satış ve devrin yapılmadığı gerekçe gösterilerek yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy