(6762 S. K. m. 695)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 9.9.1997 tarih ve 434-575 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekiliğ tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu ve gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin, dava dışı E. B. K.'ın keşide ettiği çekin lehtarı ve cirantası olduğunu, çekin hamil tarafından ibraz süresi içinde takas odasına ibraz edildiğini, müvekkilinin hesabından çek bedeli (324.480.000) lirasını havale etmek suretiyle karşılamasına rağmen, keşideciye aynı gün hesabından (230.000.000) lira ödeme yaparak, çekin karşılıksız kalmasına ve hamile (231.480.000) lira bakiye ödeme yapmasına neden olduğunu, bu mükerrer ödemeden davalının sorumlu bulunduğunu ve müvekkiline alacağın temliki işlemininde yapıldığını ileri sürerek (231.480.000) liranın 23.10.1992 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çek hamili tarafından ibraz edilen çekin karşılığı bulunmadığı için (karşılıksız) işlemine tabi tutulduğunu çekin karşılıksız kalmasından sonra hesaba gelen havale bedellerinin, hesap sahibine ödenmemesi ve karşılıksız çekler için tutulacağına ilişkin hukuk kuralı bulunmadığını, davacının çek keşidecisi ile arasındaki muvazaalı işlemlerden doğan zararını bankadan talep edemeyeceğini, dava dışı hamilin, müvekkili bankayı ibra ettiğinden, alacağı temlik alan davacının dava hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davacının davasını ispat edemediği aksine davanın yerinde bulunmadığına dair savunmanın davalı tarafça bir üçüncü bilirkişi raporları ile ispatlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş kararı davacı vekili temyiz etmiş, Dairemizin 1996/4242 E-7257 K. sayılı ilamı ile gerekçesiz karar yazılması nedeniyle bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak keşidecenin iradesi dışında çekin ödenmesinin durdurulması herhangi bir nedenle keşidecinin banka hesabı üzerinde tasarruf yetkisinin kalkması halinde görüleceğini, bu hallerin ölüm, ehliyet kaybı, iflas, haciz ve ihtiyati tedbir gibi durumlarda ortaya çıkacağını bu nedenle karşılıksız çek sahibinin düzeltme hakkını kullanmadan ve düzeltme yapılmadan hesabından para çekemeyeceği görüşünün doğru görülmediğini, takas odasında çekin karşılıksız olduğu yazıldıktan sonra aynı gün çek hesabına gelen havale bedellerini bir kısmının çek hesabı sahibi keşideciye ödenmesinde yasal bir engel olmadığını, banka tarafından keşideciye düzeltme hakkını kullanması için ihtarın hemen çekildiğini, bankanın kusuru olmadığını, hamilin ödenen meblağı bankadan isteyemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekili bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 773.900 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 24.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy