(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında açılan davadan dolayı Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesince verilen 20.11.1997 tarih ve 546-569 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Bingöl Yem, Süt ve Besicilik A.Ş.deki kamu hisselerinin 29.8.1986 tarihli sözleşmeyle davalıya satıldığını, ancak davalının sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, satış bedeli olan (200.000.000) liranın davalı adına belirlenen ferdi mahalline iade olunduğunu ileri sürerek, anılan şirketteki davalı hisselerinin müvekkili idareye geçmiş olduğunun tesbitini ve teslimini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmeyle üstlendiği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının fesih bildiriminin usulünce yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, mübrez ve toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Bimaş'daki hisselerinin davacıya iade ve teslimine satış bedelinin davalıya ifadesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu, dosya üzerindeki inceleme ile yetinilerek hazırlanmış ve sadece tarafların lahiyalarının özetlenmesi ve bir kısım kanıtlarına değinilmekten ibaret olup, son derece yetersiz ve eksiktir. Bu itibarla, mahkemece, taraflar arasındaki 26.9.1986 tarihli devir sözleşmesine konu olan şirket kayıtları üzerinde mahallinde inceleme yaptırılarak, davalı devrolunan sözleşmenin 6. maddesi gereğince üstlendiği üretim ve istihdam hususlarına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, buna göre davacının sözleşmeyi feshetmesinin haklı bir temele dayanıp feshin haklı bulunup ta hisse senetlerinin iadesi istemi yerinde görüldüğü taktirde davacının geri vermesi gereken hisse satış bedelinin ne olması gerektiği yönleri açıklığa kavuşturularak varılacak sonuca göre uyuşmazlığın çözümü gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy