(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında açılan davadan dolayı Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 23.12.1997 tarih ve 490-878 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalılardan M.B. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kâğıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca davalıların işleteni ve Zorunlu Trafik Sigortacısı olduğu aracın çarparak hasarlandırması nedeniyle ilgisine hasar tazminat ödendiğini ileri sürerek kusur oranına göre (769.778.000) TL nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalılardan M.C. hakkındaki davayı âtiye terkettiğini bildirmiştir.
Davalı M.B., olay mahalli itibariyle Gölcük Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunmuştur.
Diğer davalı sigorta şirketi vekili de davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yetki hususu benimsendikten sonra, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran olayda davalı sürücünün % 75 oranında kusurlu olup, davalı araç maliki M.B.'nin bu kusur oranına göre tespit edilen zarardan sorumlu olduğu, diğer davalı sigorta şirketinin limit dahilinde (50.000.000) TL ödemiş olup sorumluluğunun kalmadığı gerekçesi ile, davanın M.B. yönünden kısmen kabulüne, (719.778.000) TL nın 27.12.1996 tarihinden yürütülecek % 30 yasal faizi ile davalı M.B.'den tahsiline, davalı M.C. yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına, diğer davalı şirket yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan M.B. temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 1301. maddesine dayalı rücuen tazminata ilişkin olup, sigortalısına tazminat ödeyen davacı halefiyet ilkelerine göre ve ancak halefinin haklarına sahip olur. Daha açık bir anlatım ile, eğer böyle bir davayı doğrudan aracı hasar gören sigortalı olsaydı hangi yetki kuralları uygulanacaksa bu davada da aynı yetki kurallarının uygulanması zorunludur. Süresinde ve usulüne uyun yetki itirazında bulunan davalılardan M.B.'nin ikametgâhı ve olay mahalli Gölcük olduğuna göre, bu durumda, olay mahalli itibariyle Gölcük Mahkemelerinin yetkili olduğu nazara alınarak mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar vermek gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yargılamaya devam ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılardan M.B.'nin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın M.B. yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.9.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy