(506 S. K. m. 20, 26)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.3.1998 tarih ve 306-92 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin oğlunun banliyö trenine binmek isterken trenin hareket etmesi sonucu düşerek iki ayağını dizden aşağı kaybettiğini ve çalışma gücünü kaybedip başkasının yardımına muhtaç duruma düştüğünü bildirerek, kısmi ve birleştirilen ek davada çalışma gücü kaybı için (637.148.465) lira, (5.593.500.460) lira bakım gideri olmak üzere toplam (6.220.648.925) lira maddi ve (300.000.000) lira manevi tazminatın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusuru bulunmadığını ve böyle bir kazanın meydana gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, mübrez delillere, kusur ve zarar konusundaki raporlara dayanılarak, davacının gayri reşit oğlunun % 76 oranında çalışma gücünü yitirdiği ve olayda davalı idarenin %25 kusuru olduğu, beden gücü kaybından dolayı uğranılan zararın (637.148.465) lira yardımcı kişi giderinin ise (5.593.500.460) lira olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalının, kaza sonucu %76 kazanma gücünü kaybederek devamlı surette başkasının (yardımcı kişinin) bakım ve gözetimine muhtaç duruma düçar olduğu sabittir. Ancak, davacının işgöremezlik oranı ve buna uygun olarak günün ne kadarlık kısmında yardımcı kişiye ihtiyaç bulunduğu değerlendirilmek suretiyle 506 sayılı yasanın 20/son maddesi hükmü ile Dairemizin bu konuda yerleşmiş içtihatlarındaki ilkeler gözetilerek, bakıcı giderlerinin uzman bilirkişiye hesaplattırılması gerekirken, yardımcı kişiye olan ihtiyacının mahiyet ve oranı gözetilmeden yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi isabetsiz bulunduğundan, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.5.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy