(6762 S. K. m. 54, 56) (818 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 9.12.1997 tarih ve 549-171 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 9.2.1999 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı T. E. B. B. A.Ş. ile müvekkilleri arasında 10.5.1986 ve 2.7.1988 tarihli temsilcilik sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşmeler ile önce İzmir Büyükşehir Belediye hudutları iken daha sonra temsilcilik bölgesinin İzmir, Aydın, Manisa, Uşak İl ve ilçeleri ile genişletildiğini, davalının bu bölgede başkaca temsilcilik açmamayı taahhüt ettiği halde T. O.B. B. adı altında ikinci el oto satımı ile ilgili bayilikler vermeye başladığını, diğer davalının da müvekkilinin temel hakkının bulunduğu bölgede faaliyet göstererek müvekkillerinin iktisadi haklarını zedelediğini, bu hususun haksız fiil ve haksız rekabet olduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespit ve men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, bu nedenle davacının husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacıların sadece emlak işi ile ilgili uğraşmaya yetkili kılındıklarını, oto alım-satım faaliyet konusunun davacılar ile imzalanan sözleşme kapsamı dışında bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, taraflar arasındaki Franches sözleşmelerinin emlak işi ile ilgili olup, davalı tarafın sözleşme konusu dışında yani oto alım-satımı konusunda faaliyette bulunan temsilcilikler verebileceği, bu itibarla davalılar faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasa hükümlerine uygun görülen kararın ONANMASINA, davalı vekili gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 596.100.- lira temyiz ilam harcının temyzi edenden alınmasına, 9.2.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy