(6762 S. K. m. 1069, 1077)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesince verilen 10.2.1998 tarih ve 630-66 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili ve müdahil vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 16.6.1998 gününde davacı avukatı ile davalı avukatı ve Müdahil avukatı gelip, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin donatanı bulunduğu ... adlı gemi dava dışı .... adlı şirkete zaman carteri temelinde yapılan 11.7.1997 tarihli sözleşme ile tahsis edildiğini, adı geçen şirket üzerine düşen navlun ve bunun teferruatlarını ödeme yükümlülüğünü ifa etmediğini, müvekkilinin toplam (229.616) USD alacağının bulunduğunu ileri sürerek, alacağının tahsili için TTK.1077 ve 1069 maddesi gereğince gemide bulunan yüklere kanuni rehin hakkı tanınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; vekaletnamenin usulüne uygun düzenlenmediğini, teminat yatırılması gerektiği mahkemenin yetkisiz olduğunu, yükletenin ... firması olduğu bu firmanın da acentasının ...... firması bulunduğu, konişmentonun emre tanzim edildiği, bu durumda konişmentonun yükleten emrine olduğu, ancak ciro ile konişmentonun gönderilen eline geçebileceği notify adresinin gönderileni göstermediği hazırlık ihbarının kime yapılacağını gösterdiği, gönderilen malı kabul etmemiş olduğundan gönderilenin belli olmadığı, gönderilenin yükü tesellümden önce bir mükellefiyeti olmadığı, davanın gönderilene karşı açılması gerektiği davanın yükleten ve gönderilene ihbarı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Müdahil vekili de cevabında, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddiaya, savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna göre; davacı tarafından ibraz edilen konişmento Time Charter'in 77. maddesine uygun olarak düzenlendiği dolayısıyla bu konişmentonun geçerli olduğu, davacının TTK nun 1077. madde hükmüne, Time Charter gereğince de yük üzerinde (185.217)dolar tutarında alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Mersin Ticaret Mahkemesinin 11.9.1997 gün ve 1997/715-701 sayılı dosyada belirlenen yük üzerine davacı yararına kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı ... Denizcilik Mümessillik Ticaret Limited Şirketi, dava konusu uyuşmazlık yönünden açılan işbu davada, gönderilen sıfatı bulunmadığı gibi, davacı donatanının acentesi olmadığını da ısrarlı biçimde ileri sürmüş bulunmaktadır. Ayrıca, bu davalı, bir ara davacı donatanın acentesi olduğunu ve fakat gemi kaptanı tarafından Mersin'de bulunan ... Yakıt ve Gemi Acenteliği Tic. Ltd. Şti.nin acente olarak atandığını ve davada sıfatının bulunmadığını öne sürmüştür.
İşbu davada bilirkişi raporu alınmış ve bilirkişi raporunda, dosyada iki konişmento olduğunu ve davacının ibraz ettiği konişmentonun uyuşmazlıkta esas alınması gerektiğini açıklamıştır. Ancak, bu konişmentoya göre davalının gönderilen olmadığı gözlenmiştir. Bu durumda, davalının işbu davada hasım olup olamayacağı duraksama yaratmaktadır. Yerel mahkeme kararında bu husus, yeterince açıklığa kavuşturulamamış bulunmaktadır.
Ayrıca, davalı yetki ve uyuşmazlığın hakemde çözülmesi gerektiğini de ileri sürmüş bulunmaktadır. Davalının yetki itirazı 1 inci oturumda red edilmiş olmasına ve bu karar usule uygun bulunmakla beraber, sonradan davalı taraf tahkim şartını ileri sürerek, göreve de itiraz etmiştir. Davalı 13.1.1998 günlü ıslah dilekçesinde, tahkim ve uygulanacak hukuk yönünden itirazlarını ileri sürmüş ve mahkemece, bu yönler üzerinde herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Açıklanan bu durum karşısında, davalının tahkim, yetki ve husumet itirazları üzerinde durulması ve değerlendirilmesi ondan sonra esas yönden inceleme yapılması gerekirken, belirtilen yönlerin ihmali usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
2- Müdahilin temyizine gelince; mahkemece, müdahil aleyhine bir karar tesis edilmemiştir. Müdahilin, davalı yanında feri müdahil olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, asıl davalı yönünden yapılan bozmanın, feri müdahil yönünden de kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2.bentler de açıklanan nedenlerle hükmün davalı ve feri müdahil yönünden BOZULMASINA, davalı ve müdahil vekilleri için takdir edilen 30 milyon TL vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18.06.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy