(1086 S. K. m. 437)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Kırıkkale Asliye 1. Hukuk Mahkemesince verilen 5.11.1997 tarih ve 137-590 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, Davalı C. V. Durudoğan'ın davalı kooperatifteki 2 parsel hissesinden bir tanesini 4.4.1990 tarihli noter devir senedi ile müvekkiline devretmesine rağmen, davalının devir işlemini ve müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğine kabul edilmediğini ileri sürerek, davalı C. V. Durudoğan adına olan kooperatifteki hissenin ve parselin müvekkili adına tescilini, üyeliğe kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı C. V. Durudoğan, davacıya üyeliği devretmediğini, adına kayıtlı 2 parselin, genel kurul kararı ile tek parsele indirildiğini, gerçekte senedin davacıdan oğlu adına aldığı taşınmaza teminat olarak düzenlendiğini, uzun süredir başvurucu bulunmayan davacının kötü niyetli olduğunu savunmuştur.
Davalı kooperatif davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, hisse devir sözleşmesine göre, hissenin devredildiği, ortaklık payının devredilmediği, ortaklık sıfatının kazanılması için ortaklık payının hak ve vecibeleriyle birlikte devredilmesi gerektiği, ortaklığa kabul etmeyen yönetim kurulu aleyhine genel kurula başvurulacağı, davacının bu prosedüre uymadığı, hisse devrinin sözleşmenin tarafları arasında hüküm ifade edip tazminat talebi de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 4.4.1990 tarihli hisse devir sözleşmesi ile, davalı C.V. Durudoğan adına 2 parsel taşınmazdan birinin, davacının kooperatif ortak da olması kaydıyla davalıya devredildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki, davalı V. Durudoğan, 21.11.1991 tarihli genel kurulda 2 parsel hissesinin tek parsele indirildiğini savunmuş ise de bu husus üzerinde durulmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, kooperatif kayıtları ve 21.11.1991 tarihli genel kurul kararları da uzman bilirkişi aracılığı ile incelenerek, davalı .C. V. adına kayıtlı 2 parselin tek parsele indirilmesi nedeniyle, yüz ölçüm olarak da değişikliğe uğrayıp uğramadığı, anasözleşme uyarınca davacının kooperatife üye olmasına, satış ve müracaata engeli olup olmadığı hususları araştırılmalı, tarafların tüm delillerinin birlikte değerlendirilmesi suretiyle hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.09.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy