(6762 S. K. m. 4, 5)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 6. sulh Hukuk Mahkemesince verilen 22.12.1997 tarih ve 362-1504 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 24.11.1998 gününde davalı avukatı A. S. gelip davacı avukatı tebliğata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilini, davalı bankaya devredilen Anadolu Bankası nezdinde açtırdığı "Emeklilik Geliri" hesabından ödenen aylık gelirin ekonomik koşullar nedeniyle oldukça düşük kaldığını ileri sürerek aylık gelirin 65.000.000 liraya yükseltilmesi suretiyle sözleşmenin uyarlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK.nun 4/6, 5/2 maddeleri gereğince ve davanın bankacılık işlemlerinden kaynaklanmış olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini,ödenecek meblağların Emeklilik Gelir tablosunda gösterildiğini, esasen bu sözleşmenin SSK ve Emekli Sandığının bağladığı emeklilik geliri anlamında olmayıp, vadesiz tasarruf mevduatı niteliğinde olduğunu, bankanın zaman zaman aylık gelir miktarını kendiliğinden artırdığını svunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankaya aylık 150 DM' tan 7 yıl süre ile toplam 12. 750 DM ödediği ve bunun dava tarihi itibariyle karşılığının 1.020.000.000 lira olduğu, TL.nın bankalarda getireceği faiz ve başka para piyasalarınında aylık getirisi nazara alındığında, davacıya ödenecek aylık gelirin 65.000.000 lira olmasının uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında aktedilen sözleşmede davacının 15.7.1981 tarihinden itibaren aylda 150 DM ödemesi koşuluyla yedi yıl sonunda kendisine 30.000 lira aylık bağlanacağı kararlaştırılmış bulunmaktadır.
Davacının yedi yıl boyunca yabancı para cinsinden ödemede bulunacak olmasına ve kur artışları sonucuna da bu ödemenin TL karşılığının giderek artacağının kuşkusuz bulunmasına göre, davacının yedi yıl sonra kendisine bağlanacak olan 30.000 liradan elde etmeyi umduğu yararı sisteme katıldığı tarihteki koşullar gözedilerek değerlendirmek ve belirlemek gerekir. Bu durum, TL.nın DM karşısında sürekli değer kaybetmesi nedeniyle esasen hakkaniyete de uygun bulunmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişi aracılığı ile 30.000 TL.nın, davacının sisteme katıldığı tarihteki DM karşılığı belirlenip, bunun dava tarihindeki TL tutarı hesaplanarak uyarlanacak miktar saptanmalıdır. Mahkemece gerek hükme kısmen dayanak yapılan bilirkişi raporundaki yöntemde gerekse faizin kapitalize edilmesi yöntemiyle rdüzenlenen bilirkişi raporunda belirtilen miktarlar fahiş olup, doğru bulunmamış hkmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekili geldiğinden 30.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy