(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.2.1998 tarih ve 134-64 sayılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının çeşitli tarihlerde 965.288.556 lira tutarında davacıdan mal satın aldığını, bakiye 325.000.000 lira borç ödenmeyince davalı hakkında icra takibine girişildiğini, ancak davalının icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, var ise böyle bir borcun davalı ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, davacının alacaklı olduğuna dair sunulan belgede borçlu görünen D.Pazarlama Tüm. Gıda İth.Paz. ile müvekkilinin ilgisi olmadığını, bu şirketin sahibinin E.D. olduğunu savunarak davanın reddine, % 40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, davacıya ait ticari defterler, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının yanlar arasında var olduğu ileri sürülen akdi ilişkiyi reddettiği, davacı şirketin D.Pazarlama Tüm Gıda Firması arasında mal alışverişinin yapıldığı, bu firmaya ait vergi levhasından bu firma ile davalının bağlantısının saptanamadığı, davacının yanlar arasındaki akdi ilişkiyi kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince; davalı vekili, davacının iddia ettiği satım sözleşmesine müvekkilinin taraf olmadığını savunup, akdi ilişkiyi reddederek davanın reddini ve % 40 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece itirazın iptali davasının reddine karar verildiği, ancak İİK'nin 67/2. maddesine göre davalı tarafından istenilen kötü niyet tazminatı hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmediği, bu durumun HUMK'nin 388/2. maddesinde düzenlenen "istek sonuçlarının her biri hakkında hüküm verileceği" kuralına aykırı olduğu anlaşıldığından, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 773.900 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28.9.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy