(6762 S.K. m. 162)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Uşak Asliye 2.Hukuk Mahkemesince verilen 26.2.1998 tarih ve 890-124 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki bir kısım davalılarca istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 24.11.l998 gününde davacı avukatı Coşkun M. ile davalılar avukatı Aydın Atkalan gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, tarafların ortağı oldukları S.... Mensucat Tic ve San Koll Şti. idaresine anasözleşme gereği atanan müvekkiline l4.l2.l990 tarihi ortaklar kurulu kararı ile de münferiden imza yetkisi verildiğini, şirket idaresinde hiçbir kusur ve ihmali bulunmayan müvekkilinin davalıların l3.9.l996 tarihli kararı ile idarecilikten azledildiğini, azil için şartların oluşmadığını, kaldı ki, şartlar olsa bile anasözleşme ile idareci atanan davacının mahkeme kararı ile görevden alınabileceğini, oy çokluğu ile böyle bir karar alınamayacağını ileri sürerek, idarecilikten azile ilişkin ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevabında, husumetin şirkete karşı yöneltilmesi gerektiğini, şirketin temsil yetkisinin davacıya ortaklar kurulu kararı ile verilmiş olup, yine ortaklar kurulu kararı ile sona erdirilmesinin TTK.nun 162. maddesine uygun olduğunu, davacının şirket olanakları şahsi menfaatinde kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davaya dahil edilen S... Mensucat Tic ve San.Koll Şti. vekili de, yapılan işlem ve alınan kararın yasa ve ana sözleşmeye uygun olduğunu, davacının şirket malvarlığını menfaati için kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, davalının verilen kesin süreye rağmen delil ibraz etmediği, " davacının şirket idareciliğinden azil kararının gerekçesiz olduğu, 6 yıllık idarecilik yapmasına rağmen ağır ihmalinin varit olmadığı, şirketin mali ve idari müzayakanından söz edilmediği bu itibarla alınan kararın yasal olmadığı" şeklinde düzenlenen bilirkişi raporunun hükme dayanak yapmaya yeterli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalılar vekili tarafından temyiz etmiştir.
TTK.nun 162/l maddesi hükmü gereğince kollektif şirkette, şirket işlerinin idaresi, şirket mukavelesi yapıldıktan sonra ittihaz edilen bir kararla bir ortağa verilmiş ise o ortak, ortakların ekseriyeti ile azledilebilir. Davalı şirket kuruluş anasözleşmesinin 8. maddesinde şirket müdürü olarak dava dışı Nurittin S. atanmış olup, daha sonra, Nurittin S.'nin ölümü ile ve ortaklar kurulu kararı ile bu yetki davacı ile birlikte Tacettin S.'ye verilmiş, bu kişinin de ölümü ile ve 14.12.1999 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında oy çokluğu ile davacı tek başına şirket müdürü seçilmiştir. Bu durumda, şirket mukavelesi yapıldıktan sonra ortaklar kurulu kararı ile idareci seçilen davacı ortağın, yine ortaklar kurulu kararı ile ve TTK.nun l62/1. maddesi hükmüne uygun olarak ekseriyetle azledilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, duruşmada vekili ile temsil olunan davalılar yararına takdir olunan 30.000.000 lira vekillik ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.11.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy