(6762 S. K. m. 272, 388)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesince verilen 10.12.1997 tarih ve 935-972 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayinedilen 24.11.1998 gününde davacılar avukatı Ş. L. ile davalı avukatı H. Ö., gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin ortak olduğu davalı şirketin 3.9.1997 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına ve buna ilişkin anasözleşme değişikliğine karar verildiğini, şirketin anasözleşmesinin 24. maddesine göre böyle bir kararın mevcut oyların 2/3 ünün kabul oyu ile alınabileceğini, bu kararın alınmasında bu ekseriyetin sağlanmadığını, kararın yoklukla maul olduğunu, ayrıca genel kurul toplantısı davet şeklinin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek anılan genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece dosyadaki kanıtlara göre; davalı şirketin 3.9.1997 tarihli genel kurul toplantısında tüm pay sahiplerinin hazır bulunduğu, toplantıda sermayenin 300 milyon TL'dan beş milyar TL'na çıkartılmasına karar verildiği, kararın 205.500 red oyuna karşılık 394.500 kabul oyu ile alındığı, esasen Anonim Şirketlerin esas mukavelesinin değişikliğine dair tıoplantı ve karar nisaplarını düzenleyen TTK.nun md.388'in 3585 sayılı yasa ile değiştirildiği, ayrıca 27.6.1995 tarih ve 559 sayılı Kanun Hükmündeki kararnameye göre şirket sermayesinin beş milyar liraya çıkarılmasının zorunlu olduğu, aksi takdirde şirketin münfesih duruma düşeceği, davalı şirketin sermayesinin artırılmasına ilişkin genel kurul kararının yasa, anasözleşme ve objektif iyiniyet kurallarına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
559 sayılı KHK. ile TTK.nun 272. maddesi değiştirilerek anonim şirketlerde esas sermaye miktarının beş milyar Türk Lirasından aşağı olamayacağı hükmü getirilmiştir. Ancak 559 sayılı KHK ile TTK.na eklenen geçici 2. maddede limited şirketlerin bu Kanun Hükmünde Kararname ile zorunlu kılınan sermaye artışına ilişkin ortaklar kurulu kararının alınmasında aranacak nisap yönünden bir düzenleme getirildiği halde anonim şirketlerin sermaye artırımında aranacak nisap yönünden bir düzenleme yapılmamıştır. O halde, dava konusu olayda davalı şirketin sermaye artırımında anasözleşme hükümlerinin uygulanması gerekir.
Öte yandan, davalı Anonim Şirketin anasözleşmesinde esas sermayenin artırılması ve dolayısıyla anasözleşmenin değiştirilmesinde aranacak toplantı ve karar nisapları şirket anasözleşmesinde özel olarak düzenlenmiş bulunduğundan, TTK.nun 388. maddesine yapılmış bir atıf da bulunmadığından TTK.nun 388. maddesinin 3585 sayılı yasa ile değişik şekli uygulanamaz. Şirketler TTK.nun 388. maddesindeki nisaplardan daha ağır nisapları dahi kabul edebilirler. Bu nedenle davalı şirketin anasözleşmesinin uygulanmasında yasal bir engel yoktur.
O halde, mahkemece konuya bu açıdan bakılarak yapılacak inceleme çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılan gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, 26.11.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy