(6762 S. K. m. 1260)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.2.1998 tarih ve 70-68 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 8.12.1998 gününde davalı avukatı Nuray Demir geldi davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya işyerindeki eşyalarını hırsızlık rizikolarına karşı sigorta ettirdiğini 4.2.1996 tarihinde işyerinde muhtelif eşyaların çalındığı, çalınan malların bedelinin (504.000.000 lira olduğunu bu miktarın davalıdan istenmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek zarar miktarı olan 504.000.000 liranın 4.2.1996 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, karakola dava dışı Yalçın Uzunay babası Vural Uzunay'a ait işyerinde hırsızlık olduğunu bildirdiğini, yaptırılan ekspertizde işyerinde hırsızlık olduğuna dair hiçbir bulgu elde edilemediği, ibraz edilen faturalarla hasar tespitinin mümkün olmadığını, davacının zabıtaya şikayeti olmadığını genel şartların 10. maddesinde zilyet değişikliği şartlarının düzenlendiğini, işyerinde zilyetlik ve mülkiyet değişikliği olduğu takdirde tazminatı istenemeyeceği, hasar miktarının hakem bilirkişi prosedürüyle çözülmesi gerekeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddiaya, savunma, toplanan delillere bilirkişi raporuna göre, mevcut vergi kayıtları KDV beyannameleri faturalar davacı üzerinde bulunduğu TTK 1260 maddesi gereğince sigortalı sıfatında bir değişikliğin olmadığı 4.2.1996 tarihli zabıtaca düzenlenen olay yeri inceleme ve tespit tutanağında sigortalı mahalle ne şekilde hırsızlık yapıldığının tek tek belirlendiğini, bu tespit şekli ile meydana gelen hırsızlığın hırsızlık sigortası genel şartları kapsamı içinde kaldığı, davalı taraf hırsızlığın yapılmadığı hususunu ispatlamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile (485.600.000) liranın olay tarihi olan 4.2.1996 tarihinden %57 ve değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve davalı sigortacının riziko sigorta teminatı dışında olduğunu belirterek sigorta bedelini ödemeyeceğini bildirmesi ve bu nedenle uyuşmazlığın mahkemece çözümlenmesi gerektiği nedeniyle artık hakem-bilirkişi yoluna gidilmesi gereksiz olduğundan davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı olaydan sonra davalı şirkete sigorta tazminatını ödenmesini gerektirecek belgeleri ibraz edip, etmediği ve başvurusu olup olmadığı da dosya kapsamından belli değildir. Bu durumda davalının temerrüdünden bahsedilemez. O halde faizin başlangıç tarihi olarak taraflar arasındaki poliçe genel şartlarını B-5 maddesinde hükmün esas alınarak davalının temerrüdünün saptanması ile bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken riziko tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentlerde yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 30.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy