(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 110) (1086 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.11.1997 tarih ve 20-536 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalılardan TEDAŞ ve Ş.K. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı olan araca davalı TEDAŞ'ın işleteni diğer davalının kullandığı, davalı şirkete Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı aracın çarpması sonucu, sigortalı araçta hasar meydana geldiğini, hasar nedeniyle sigortalısına 585.000.000 TL ödediğini, davalı Şaban'ın olayda % 75 kusurlu olduğunu, kusur oranına isabet eden 438.750.000 TL'nin ödeme tarihi olan 14.6.1996 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı T. vekili cevabında, davanın Yozgat mahkemelerinde açılması gerektiğini, yetkili mahkemenin Yozgat olduğu, müessese müdürlüğünün Yozgat'ta olduğunu, ayrıca kazanın oluş yeri de Yozgat olduğundan, yetkisizlik kararı verilmesini, ayrıca kusuru kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şeref yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; iddiaya, savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna göre; bu tür davalar Trafik Yasası 110 ve Sigorta Genel Şartları'nın 16. maddesine göre sigortacının merkez veya şubesinin bulunduğu yerde açılabileceğinden, yetki itirazının reddine, olayın meydana gelişinde davalı Şeref %62,5 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 365.625.000 TL'nin davalı A.Anonim Türk Sigorta A.Ş.nin 50.000.000 TL limitle sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen ödeme tarihi olan 14.6.1996 tarihinden itibaren % 30 faizi ile davalılardan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı, T. vekili ve Ş.K. temyiz etmişlerdir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı sigorta şirketine sigortalı olan araca, davalıya ait aracın çarpmasından kaynaklanan tazminat (rücu) istemine ilişkin bulunmaktadır. TTK'nin 1301. maddesi hükmü gereğince sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve bu sebeple sigortalı mal sahibinin hak ve yetkilerine sahip olur. Bu halefiyet ilkesi gereğince, sigortalı zarar sorumlusuna karşı tazminat davasını hangi yer mahkemesinde açması gerekiyor ise sigortacının da rücu davasını aynı yer mahkemesinde açması gerekir. Kaldı ki, davanın açıldığı yer, davalı olarak gösterilen sigorta şirketinin de ikametgahı değildir.
O halde, sigortacının zarar sorumlusuna karşı açtığı davada kural olarak HUMK'nin 9. maddesi hükmü uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi yetkilidir. Açıklanan bu durum karşısında mahkemece, sigortacının kendi ikametgahında açtığı bu davada dava dilekçesinin süresinde yetki itirazına nazaran, yetki yönünden karar vermek gerekirken, Karayolları Trafik Yasası'nın 110. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının sadece sigortacıya karşı açılacak davalara ilişkin olduğu da gözden kaçırılarak, davanın esasına girilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.3.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy