(818 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İskenderun Asliye 1. Hukuk Mahkemesince verilen 24.11.1992 tarih ve 835-880 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, İskenderun Limanına taşınmak üzere davalıya tam ve sağlam teslim edilen sunta-kontrplak yükünün kırık ve hasarlı olarak tahliye edilmesi nedeniyle müvekkiline (215.008.87) USD zarar gördüğünü ileri sürerek, bu meblağın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi cevabında, davanın zamanaşımına uğradığını, hasar ve zararın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi raporlarına nazaran, taşıma sırasında meydana gelen hasar ve zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne (496.965.050) TL nın 27.11.1989 tarihinden yürütülmüş %43 reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalının M/V Olimpic Pronuse gemisine tam ve sağlam olarak teslim edilen yükün İskenderun'da 27.11.1989 tarihinde sona eren tahliyesi sonunda 26 Bundles (Bağ) içindeki tabaka halindeki sunta kontroplak yükünün ambarlardan kırıklı ve hasarlı tahliye edildiğini, yük bedelinin faturada görüldüğü gibi USD doları olarak ödendiğini, tarafların yabancı olup taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin de yabancı para üzerinden tesis edildiğini ileri sürerek (215.008,87) USD tazminatın 27.11.1989 tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faizi ile tahsilini talep etmiş ve harca esas olmak üzere 27.11.1989 tarihindeki kur karşılığı TL karşılığı olarak da gösterilmiştir.
Bilirkişi raporuna göre tahliye tarihi itibariyle davacı zararının (228.088,31) USD doları olduğu tespit edilmiş ve taleple bağlı kalınarak 215.008.87) USD dolarının tahliyenin sona erdiği 27.11.1989 tarihli kur karşılığı (496.965.050) TL.nın reeskont faizi ile tahsiline karar vermiştir.
23.11.1990 tarihinde yürürlüğe giren 3678 sayılı kanunun 29. maddesi ile B.K.nun 83. maddesine bir fıkra eklenerek yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk Parası ile ödenmesini isteyebileceği kabul edilmiş olup, bu hüküm para borcunun aynen ödenmesi şart edilmiyen sözleşmeler hakkında getirilmiş bir hüküm olduğu, yine uygulama ve öğretide bu hükmün haksız fiillere de uygulanacağı benimsendiğine göre mahkemece hukuki ilişkinin gerçekleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih dikkate alınarak davacı zararının yabancı para üzerinden aynen veya fiili ödeme tarihindeki karşılığını isteyip isteyemiyeceği tartışılıp hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu konu tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda yazılı gerekçelerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.11.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy