(6762 S. K. m. 56, 57, 58)
Dava: ( A. ) Çakmak San. Tic. A.Ş ile ( B. ) Çakmak San. Tic. Ltd. Şti. A.İ arasındaki davadan dolayı İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.9.1997 gün ve 1585-745 sayılı hükmü bozan dairenin 26.3.1998 gün ve 9685-2196 sayılı ilâmı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu lisans haklarına dayalı olarak ürettiği ve piyasada M3L-Kullan-At olarak bilinen dolmayan çakmakların davalı tarafından dizayn kopyacılığı yapılarak aynılarının davalı tarafından üretilerek pazarlandığını ileri sürerek haksız rekabetin tespit ve men'ine taklit çakmakların imhasına, ilana, ( 100.000.000 ) TL maddi ve ( 100.000.000 ) TL manevi tazminatın tahsiline, birleşen davada da, diğer davalı A.İ nin taklit çakmakları satmak suretiyle haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, bu davalının da haksız rekabetinin tespit ve men'i ile ( 200.000.000 ) TL maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri cevabında ürünün harcıalem olup, tüm dünyada benzer şekillerde ve değişik markalar altında üretilip pazarlandığını, davacının özgün modeli olmadığını, piyasaya markasız çakmak sürmediklerini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, teknik zorunluluk olmadığı halde davacı ürünlerinin ayniyet derecesinde taklit edilmesinin haksız rekabet olduğu gerekçesiyle haksız rekabet yönünden asıl ve birleşen davanın kabulüne, kanıtlanamadığından ve şartları oluşmadığından maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin verilen karar dairemizce maddi ve manevi tazminat yönünden davalı şirket aleyhine ve davacı yararına bozulmuştur.
Taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilâmında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarına gelince; haksız rekabet, TTK.nun 56. maddesinde; "aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suiistimali" olarak tanımlanmış olup anılan yasanın 57/5 maddesinde de "iltibasa meydan veren malları durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arzetmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler arasında sayılmıştır. Bu durumda, TTK.nun 58. maddesinin ( a, b, c, d, e ) bentlerinde yazılı davaların iltibasa meydan veren malları satanlara karşı da açılması mümkün olup, kaldı ki, dava konusu olayda, iltibasa meydan veren malları satan ve birleşen davanın davalısı A.İ yönünden haksız rekabetin tespit ve men'ine dair verilen karar, Dairemizce onanmıştır. O halde, basiretli bir tacir gibi davranmayarak iltibasa meydan veren malları satan diğer davalı A.İ de kusurlu olduğuna ve haksız rekabetin mali sonuçları ile de sorumlu tutulması gerektiğine göre bu davalı yönünden de Dairemizin 26.3.1998 tarih ve 1997/9685-2196 sayılı ilâmının ( 2 ) nolu bendinde yer alan aynı gerekçeler ile kararın davacı yararına bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 26.3.1998 tarih 1997/9685-2196 sayılı ilâmının ( 1 ) nolu bendinde yer alan davalılardan A.İ yönündeki onama bölümünün kaldırılarak, kararın, Dairemizin yukarıda anılan ( 2 ) nolu bendindeki aynı sebep ve gerekçeler ile davacı yararına bozulmasına, alınması gereken 1.569.400 lira karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan bu harcın ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK.nun 442/3. madde hükmü uyarınca takdiren 1.250.000 lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7.7.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy