(743 S. K. m. 54) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı (Gölcük Asliye Hukuk (Tic.) Mahkemesi)'nce verilen 15.2.1996 tarih ve 460-106 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki bir kısım davalılar vekili tarafından istenmiş olamakla temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin S.S. 6 nolu (H.İ.) Sosyal Sigortalar Konut Yapı Kooperatifi üyeliğinden haksız yere ihraç edildiğini, bu arada adlarına olan dairelerin başkalarına tahsis edildiğini, bundan sonra yargı yoluyla ihraç kararlarının iptalinin sağlandığını, ancak fiilen daireleri alma imkanlarının kalmadığını ileri sürerek, dairelerin dava tarihi itibariyle değerlerinin tespiti ve şimdilik 400.000.000 TL nın %52 oranında reeskont faiziyle kooperatif üyesi olan davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra on davalı hakkındaki davayı atiye bırakmıştır.
Bir kısım davalılar vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucuna göre, 28.12.1995 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, her davacı için 100.000.000 er liradan toplam 400.000.000 TL. nın dava tarihinden itibaren %52 reeskont faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- S.S. 6 nolu H.İ. Sosyal Sigortalar Konut Yapı Kooperatifi aleyhine açılan davada kooperatifin kapatıldığından bahisle dava bir kısım kooperatif ortağına yöneltilmiş ve yargılama bu şahıslar aleyhine devam olunmuş ise de; öncelikle anılan kooperatifin sicil dosyası, Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirilecek kooperatifin sicilden terkin edilip edilmediğinin saptanması eğer kooperatif sicilden terkin edilmiş ise, kooperatifin bu terkin kaydının iptali ve bu suretle kooperatifin yeniden ihyası konusunda dava açılmak üzere davacı tarafa önel verilmesi ve böyle bir dava açıldığında sonucunun beklenmesi ve kooperatifin yeniden sicile yazımının gerçekleşmesi halinde dava dilekçesi ve duruşma günü kooperatife tebliğ edilerek davada taraf teşkilinin sağlanması ve davaya kooperatifin huzuruyla devam olunması gerekirken, yazılı şekilde kooperatif ortaklarına yöneltilen davaya devam olunması, yerinde görülmediğinden, yerel mahkeme kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Diğer taraftan, dört davacı tarafından açılan davada tek başvurma harcı alınması da doğru olmamış ve kararın bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (BOZULMASINA), davalılar duruşmada vekille temsil olunmadığından, duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.5.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy