(2004 S. K. m. 228, 254)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Konya Asliye 3. Hukuk Mahkemesince verilen 12.5.1998 tarih ve 677-254 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı kooperatif temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Y. Korumaz'ın davalı kooperatifte kendisine isabet eden K-1 Blok zemin Kat 3 nolu dairesini satış vaadi sözleşmesi ile aldığını, ancak kooperatifin borçları nedeniyle konulan haciz ve tedbir kararları nedeniyle alım-satım işleminin gerçekleşemediğini ileri sürerek sözkonusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kooperatif vekili davacıya cevabında, kooperatifin iflas etmiş olup, davacının evvel emirde İ.İ.K.nun 228.maddesi gereğince iflas masasına başvurması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı kooperatif vekilince temyiz üzerinde Dairemizin 8.7.1997 gün ve 1997/4925-5568 sayılı ilamıyla "Davacı, dava dışı Y. Korumaz adlı kişinin kooperatifteki ortaklık haklarını ve dolayısıyla ona isabet eden 3 nolu daireyi satın aldığını ileri sürerek anılan dairenin tapu kaydının iptali ile adına tescilini istediğine göre, Y. Korumaz'ın mülkiyet hakkını doğrudan ilgilendiren böyle bir talebin onun taraf olmadığı bir davada incelenip sonuçlandırılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece dava dışı Y. Korumaz hakkında ayrı bir dava açması için davacıya uygun bir önel verilmesi, şayet dava açıldığı takdirde davaların birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken..."denilmek suretiyle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama esnasında birleşen davanın davalısı Y. Korumaz vekili beyanında davanın kabulünü istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda, davaya konu 3 numaralı dairenin kooperatif üzerindeki tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalı Kooperatif İflas İdaresi temsilcisince temyiz edilmiştir.
Dava satış vaadi sözleşmesi uyarına cebri tescil isteğini ilişkindir. 20.4.1994 günlü satış vaadi sözleşmesi yapılmadan 7.5.1990 tarihinde davalı kooperatifin iflas ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından iflas idaresine başvurulmaksızın temyize konu işbu dava açılarak sonuçlandırılmış ise de, dosyada mevcut tapu kaydıyla taşınmazın müflis kooperatif adına olması ve İİK. nun 184. maddesi uyarınca iflas açıldığı zaman müflisin malvarlığına dahil olan bütün mal, alacak ve hakların iflas masasına girmesine göre, masaya dahil davaya konu taşınmazın masadan çıkarılma prosedürü ancak İİK. nun 228.maddesinde öngörülen iflasta istihkak davasıyla mümkün olup, alacağın İİK. nun 254.maddesi uyarınca iflas kapanıncaya kadar masaya yazdırılma imkanının da bulunmasına göre, satış vaadi sözleşmesinden doğan kişisel hakkın ayni hakka çevrilmesi içi iflas idaresini zorlar biçimde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece davacının istihkak iddiasını İİK. nun 228.maddesi uyarınca iflas idaresine bildirmeksizin böyle bir dava açamayacağı gerekçesiyle reddi gerekirken, yasal olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı iflas idaresi temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.11.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy