(818 S. K. m. 44) (6762 S. K. m. 3) (3095 s. Faiz K. m. 2)
Taraflar arasındaki Tarsus l.Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 18.2.1998 tarih ve 628-52 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 16.2.1999 günde davacı avukatı Hasan Ay ile davalı avukatı Muzaffer Dikkaya gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki bir ay vadeli hesabındaki paranın, sahte nüfus cüzdanı kullanan eşinin yeğeni dava dışı Okay G. tarafından çekildiğini ileri sürerek, 836.500.000 liranın reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin gerekli özeni gösterdiğini ve davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre, hesap azalması sonrasında tüm sorumluluğun davalı bankaya geçtiği ve bankanın bir güven kurumu olarak hak sahiplerinin zararlarını telafi etmeleri gerektiği gerekçesiyle yasal faiz uygulanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacının hesap cüzdanının dava dışı Okay G'ün evinde unuttuğu, geri alması için yapılan uyarıyı dikkate almadığı, nüfus cüzdanıyla ilgili bilgilerinde anılan şahıs tarafından elde edildiği, davacının bu davranışlarının hesabından sahte kimlikle para çekilmesi olayına yol açtığı, bu suretle zararın meydana gelmesinde gerekli özen ve dikkati göstermeyen davalı banka ile birlikte (müterafik) kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının müterafik kusuru nazara alınarak Borçlar Kanunu'nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir miktarda indirim yapılması gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak zararın tümünden davalının sorumlu tutulması yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan, davacı dava dilekçesinde alacağına reeskont oranında gecikme faizi istediğine yanlar arasındaki bankacılık hukukundan kaynaklanan çekişme T.Ticaret Kanunu'nun 3.maddesi uyarınca ticari iş niteliğini taşıdığına göre, 3095 sayılı yasanın 2/3.maddesinde öngörülen gecikme faizi olarak istenebilecek reeskont oranının uygulanması talebinin kabulü gerekirken, alacağa yasal oranda gecikme faizi yürütülmesi yerinde görülmediğinden karar bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Kararın yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı , (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 30.000.000 lira duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödediklerin temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.02.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy