(818 S. K. m. 96, 194) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesince verilen 22.1.1998 tarih ve 196 - 18 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan anlaşma sonucu 7.11.1996 tarihli fatura muhteviyatlı dikişsiz çelik boruyu sattığını, sipariş mektubu ve teyyidinin 16.8.1996 tarihli olduğunu, malın davalının gösterdiği adrese 7.11.1996 tarihinde teslim edildiğini borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %40 inkar tazminatına mahkumiyetine, takip tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin ihtiyacı nedeniyle dikişsiz çelik çekme borunun sipariş verildiğini, siparişte 20 gün içinde tesliminin belirtildiğini, mallar teslim edilmeyince sifahi konumalar sonucu ihtilafa konu boruya alternatif borunun davacı tarafından verildiğini, ihtiyaç giderildiğinden siparişten vazgeçildiğini, aradan 3 aydan fazla zaman geçtikten sonra davacının malı müvekkiline ait olmayan adrese teslim ettiğini, olayı öğrendiklerinde malı teslim etmek istediklerini ancak davacının kabul etmediğini, buna ilişkin noter ihtarının çekildiğini, ayrıca boruların siparişe boy olarak uymayıp, standart dışı olduğunun San. ve Tic. Bakanlığı KOSGEB Danışmanlık Merkezinin raporu ile belli olduğunu savunarak davanın reddini, davacının %40 tazminata mahkumiyetini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalının sözleşmeyi iptal etmediği, alternatif olarak mal aldığı konusunda anlaşma olmadığı, savunmalarını yazılı belge ile ispat edemediği, icra takibinden önce temerrüt olmadığından birikmiş faizin istenemeyeceğini belirtilerek davalının 1.224.655.550 lira üzerinden itirazın iptaline, takip tarihinden %48 ve değişen oranlarda reskont faizi yürütülmesine, %40 icra inkar tazminatı tutarı 489.862.220 liranın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalı şirket, davacı şirketten 750 metre uzunluğunda 51. 0 x 2. 5 mm DKŞZ. çelik çekme boruyu, 1.250.000 TL/mt. fiyatından satın almak üzere 1.8.1996 tarihinde sipariş vermiştir. Davacı bu sipariş yerine dava konusu 7.11.1996 tarihli faturada nitelikleri belirtilen 750 mt. uzunluğunda 1.420.000 lira birim fiyatında 51. 0 x 4. 0 DKŞZ. çelik çekme boruyu göndermiştir. Dosyada bulunan ve davalı delil listesinde de yer alan T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı KOSGEB. tarafından düzenlenen "spektral Analzi Raporları değerlendirme formu" ve sabit Spektrometre Analiz Raporun"da teslim edilen malın standart dışı olup, boru boylarının siparişe uygun olmadığı tespit edilmiştir. Bu haliyle olayda BK: 96. ve 194. maddelerinde dayanağını bulan satılan maldan başka bir mal teslimi bahse konudur. Çünkü, siparişten başka bir mal davalıya gönderilmiştir. kural olarak; satış konusu malın dahil olduğu cins (çeşit) ve kategoriden başka cins ve kategoride mal teslim edilmiş ise olayda başka bir mal teslim edildiğinin kabulü gerekir. Satılan maldan başka bir mal teslimi halinde alıcı yönünden herhangi bir ihbar zorunluluğu olmadığı gibi böyle bir süre de sözkonusu değildir. "Başka Şey" halinin tespiti için, ticari hayatta yaygın olan görüşlerin dikkate alınması, alım-satım sözleşmesinde satılan malın cinsini belirten ibarelerin iyi bir şekilde yorumlanması ve alıcının o malı kullanma amacının da gözönünde bulundurulması suretiyle objektif kıstaslar içinde değerlendirme yoluna gidilmesi icab eder. Olayımızda ise; rapor düzenleyen bilirkişiler bu konuda uzman değildir. Mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklamalar ışığında davalının bu yöndeki savunması üzerinde durularak uzman bilirkişilerden oluşacak kuruldan rapor alınarak teslim edilen malın siparişten başka bir mal olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.11.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy