(6762 S. K. m. 1295, 1297)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesince verilen 15.5.1998 tarih ve 346-616 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında yangın ve cam kırılmasına karşı sigorta poliçesi yapıldığını, 29.05.1996 tarihinde çıkan yangında camların kırıldığını ve büyük hasar meydana geldiğini, yangın raporunda 300.000.000 TL hasarın olduğu bildirildiği halde davalı şirketin hasar bedelini ödemediğini beyanla 300.000.000 TL nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçenin ön yüzünde yazılmış olan ilk senetlerin vade tarihlerine davacının uymadığını, senetlerin protesto olduğunu, 31.03.1996 v 30.04.1996 tarihli primlerin hasardan sonra 10.6.1996 tarihinde ödendiğini, bu nedenle poliçenin münfesih olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosyadaki mübrez belgelere, benimsenen bilirkişi doğrultusunda taraflar arasında prim taksitlerinin bono ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu durumda davacı sigortalının bonolar vadesinde kendisine ibraz edildiğinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu, davalı sigorta şirketinin bonoları bankaya verdiği, bankanın davacıya herhangi bir ihbarname göndermediği ve protestoların tebliğ edildiğine ilişkin tebellüğ belgesi sunulmadığı, bu durumda davacıya bono bedellerini zamanında ödemediği nedeniyle sorumluluk yüklenemiyeceği, sigorta şirketinin hasardan sonra dahi prim tahsile devam ettiği, sigorta poliçesinin hasardan sonra dahi prim tahsile devam ettiği, sigorta poliçesinin geçerli olduğu gerekçesiyle 300.000.000 TL nın 02.03.1997 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Sigorta Şirketi vekili temyiz etmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 1295 / 2 maddelerini değiştiren 537 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. ve 3. maddelerinin iptali Dairemizce talep edilmiş ve Anayasa Mahkemesi'nin 11.3.1997 gün ve 1997 / 24 - 35 sayılı kararı ile anılan hükümler iptal edilmiş ise de bu kararın yürürlüğü, iptal kararının Resmi Gazete'de yayınlanmasından başlayarak 6 ay sonrasına bırakılmıştır. Diğer bir deyişle bu sürenin dolmasına kadar T.T.K.nun 537 sayılı K.H.K.nin 2. ve 3. maddeleri ile değiştirilen 1295 / 2 ve 1297 / 2 maddeleri yürürlükte ve geçerlidir.
Gerek sigorta poliçesinin yapıldığı ve gerekse dava tarihinde Anayasa Mahkemesinin iptal kararı yürürlükte olmayıp dava konusu uyuşmazlık T.T.K.nun 537 sayılı K.H.K. ile değişik 1295 / 2 ve 1297 / 2 maddelerine göre çözümlenmelidir.
Olayda sigorta primlerinin ödenmesi taksite bağlanmış olup, 31.03.1996 ve 30.04.1996 tarihlerine ait prim taksitleri davacı sigortalı tarafından riskin gerçekleşmesinden sonra 10.6.1996 tarihinde yatırılmıştır. T.T.K.nun 1297 / 2 maddesine göre prim taksidi zamanında yatırılmadığından davacı sigortalı temerrüde düşmüş olup, temerrüd gününü takip eden onbeş gün içerisinde prim borcunu ödemediğinden onbeş gün süre ile sigorta teminatı durmuş ve bu sürenin sonunda da primin ödenmemesi nedeniyle sigorta sözleşmesi herhangi bir ihtara gerek kalmadan feshedilmiştir. Riskin gerçekleşmesinden sonra primlerin yatırılması feshedilmiş sözleşmenin tekrar yürürlüğe girmesine yeterli olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde aksi düşünce ile feshedilmiş olan sözleşmeye itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy