(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 21.4.1998 tarih ve 1085-788 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı kooperatifi ortağından pay satın aldığını, davalı kooperatifin söz konusu satışı kabul etmeyerek müvekkilini ortaklıktan çıkardığını, müvekkilinin açtığı dava sonucu ortaklığının tespit edildiğini ve kararın kesinleştiğini, daire isteminin kooperatifçe kabul edilmediğini ileri sürerek, daire teslimini, olmadığı takdirde tespit edilecek bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacının ihracına ilişkin kararın mahkemece iptal edildiği ve ortak olduğunun kesinleştiği, davalı kooperatif uhdesinde kalan bir dairenin mevcut bulunmadığı, yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının isteyebileceği tazminatın 638.227.586 TL. olarak belirlendiği, davalı vekilinin haricen getirdiği rapordan sonra alınan ek raporun hesaplama yönteminin bilimsel ve Yargıtay emsal kararlarına uygun bulunduğu bu nedenle buna itibar edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 638.227.586 TL. nın davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin önceki kararları ile ortağı bulunduğu kooperatiften haksız olarak ihraç edilen ve bu nedenle konut veya işyeri alamayan bir ortağın eksik ödemeleri nedeniyle kooperatiften ne miktar tazminat isteyebileceği (6) bent halinde sayılan hesaplama formülü ile belirlenmesi gerekeceği içtihat edilmiş idi.
Ancak, uygulama bu formüldeki güncelleştirme işleminde gerek uyarlamaya esas alınan endekslerin değişik olması, gerekse bu formüldeki (5) ve (6) bentlerde yer alan iki çıkarma işleminin art arda uygulanması, kimi durumlarda eksik dahi olsa bir ödemesi olan ortağa verilmesi gereken bir tazminat miktarının mutlaka olması gerekirken bu formülün sıfır veya eksi bakiye verebileceği gözlenmiştir.
Bu durum karşısında, tazminat hukuku ilkelerine ters düşen bu formülden (5) ve (6) nolu bentler çıkarılarak; (5) nolu bent yerine uyuşmazlığı daha adil çözüme vardırması düşünülen orantı formülü eklenmesi uygun görülmüştür. Ayrıca, bu formüldeki güncelleştirmede kullanılan endeksin (Toptan Fiyat Endeksi Artış Ortalaması)nın esas alınarak farklı bilirkişilere göre farklı kararların çıkmasını da önleyebileceği düşünülmüştür.
O halde, yukarıdaki açıklamalara göre, bu tür davalarda uygulanması gereken tazminat hesaplama ilkesinin aşağıdaki şekilde formüle edilmesi gerekmiştir.
1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.
2- Davalı kooperatife normal ödemelerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibari ile toplam ödemeler dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır.
3- Bundan sonra, yukarıda (1) nolu bentte bulunan değerden (2) nolu bentte bulunan değer çıkartılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktar yararlanma sağladıkları ortaya çıkarılmalıdır.
4- Buna takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentilere (2) nolu bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktar da güncelleştirilmelidir.
5- Bu saptanmalardan sonra, normal ödentilerini ödemiş bulunan bir ortağın yukarıda (2) nolu bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, gene yukarıda (3) nolu bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) nolu bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlanması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani, sonuç olarak (4) nolu bentte bulunan miktar (3) nolu bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) nolu bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktar davacı ortağın bu davada kooperatiften istenmesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece (talep de değerlendirilecek) bu miktara hükmedilebilecektir.
Yukarıdaki ilkeleri dikkate almayan mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA 08.03.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy