(6762 S. K. m. 20, 122)
Dava: Taraflar arasındaki İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 30.4.1998 tarih ve 1586-48 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davacı ile davalılar Sedat Kamil Erturan ve Turgut Türksan vekilleri vekili tarafından istenmiş davalı vekili Turgut Türksan'a tebligat yapılamaması nedeniyle duruşmadan vazgeçildi. Bu nedenle duruşmasız olarak inceleme yapılmasına karar verilmekle ve temyiz dilekçesinin süre içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilleri, davalıların müvekkili adına aldığı hisse senetlerinden bir kısmını iade etmediklerini ileri sürerek, 108.000 adet Alarko Holding, 25.000 adet Brisa, 200.000 adet Ereğli Demirçelik ve 9.000 adet Koç Holding hisse senetlerinin tüm girdileri ile aynen iadesini, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere 4.000.000.000 liranın, hisse senetlerinin dava tarihindeki rayiç değerleri, temettü, bedeli, bedelsiz değerleri toplamı tespit edilerek davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı Censa.... A.Ş. vekili, davacının müvekkiline herhangi bir senet teslimatı olmadığını ve davacı ile diğer davalıların işbirliği içinde olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Turgut Türksan, davacı adına hisse senedi almadığını, kendi yatırımlarını yönlendirenin davalı Sedat Ertürkalp olduğunu, onun yönettiği hesabına başkalarının girip girmediğini bilmediğini ve iddialarla ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin dava dışı Marmara A.Ş. brokeri olarak çalışırken, davalı Turgut içine açılan portföye davacının da dahil olduğunu, daha sonra müvekkilinin davalı Censa.... A.Ş.ne broker olarak geçtiğini, söz konusu portföyü de transfer ettiklerini, davalı Turgut Türksan hesabına alınan hisse senetlerinin davalı Censa.... A.Ş.nin takas hesabında saklandığını, davalı Turgut'un hesaptaki borcu nedeniyle bir kısım senetlerin dava dışı Selim Ünver'e rehnedildiğini, müvekkilince de bazı satışlar yapılarak borcun kapatıldığını, 7.2.1994 tarihinden müvekkilinin şirkete kabul edilmediğini, 8.2.1994 tarihinde Turgut Türksan'ın müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucuna göre, davalı Sedat Kamil Ertürkalp'in borsa üye temsilcisi olarak, davalı Censa... A.Ş.nden aldığı borsa emirleri çerçevesinde borsadan menkul kıymet alım-satımı yapmakla görevli olduğu, bu emirlerin tamamen dışında faaliyet göstererek diğer davalı Turgut Türksan'la birlikte muhtelif kişilerden topladığı paraları kendi adına Censa... A.Ş.nde açtırdığı hesaplarda borsa işlemlerine konu etmesinden doğan zararlardan Censa.... A.Ş.nin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı Censa.... A.Ş. hakkındaki davanın reddine, 128.520 adet Alarko Holding, 100.000 adet brisa, 350.000 adet Ereğli Demir Çelik ve 13.500 adet Koç Holding hisse senedinin diğer davalılardan aynen alınmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalılar Sedat Kamil Ertürkalp ve Turgut Türksan temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Turgut Türksan ile, davalı Sedat Kamil Ertürkalp'in yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; dava, davacıya ait hisse senetlerinin davalı Turgut Türksan tarafından, davalı Censa Menkul Değerler A.Ş. nezdinde açılan ve bu şirket brokeri olan davalı Sedat Kamil Ertürkalp'in temsilcisi olduğu müşterek hesaptan izinsiz çıkışlarının yapıldığı iddiasına dayalı olarak bu senetlerin iadeleri istemine ilişkindir.
Davalı Censa A.Ş. brokerlerinin kendilerini borsa nezdinde temsile yetkili olduğunu, müşteri ile broker arasında kuruluna temsilcilik ilişkisinden doğan borçlardan dolayı sorumlu olmadıklarını savunmuştur.
Mahkemece yaptırılan ilk bilirkişi incelemesinde davalı Censa A.Ş.nin savunmasına itibar edilerek rapor düzenlenmiş, bu rapora karşı itirazların cevaplanması için yaptırılan ikinci incelemede ise bu defa davalı Censa A.Ş.de sorumlu tutulmuş, üçüncü incelemede ise ikinci bilirkişi raporundaki görüş desteklenmiş, ancak mahkemece davalı şirketin sorumluluğu yönünnden son iki rapora itibar edilmemiş, davalı şirketin çalışanının yetkisiz işleminden sorumlu olmadığı görüşü benimsenmiştir.
Davalı aracı kurumun sorumluluğunun incelenmesi bakımından, davalı şirketin usulsüz işlemlerle ilgisi yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Öncelikle, davalı şirket müdürü Selim Ünver'in dosyada mevcut ve idari soruşturma sırasında alınmış beyanından, dava konusu senetlerin bulunduğu portföyün müşterek olduğu ve davacı senetlerinin de bu hesapta bulunduğu hususunun davalı şirket yetkilisi tarafından öğrenildiği, bu suretle şirketin de durumdan haberdar olduğu ve izinsiz transfer işlemlerine devam olunmak surteiyle geçmişte yapılmış işlemlere de icazet verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı şirketin çekişme konusu portföyündeki davacı payından bilgilerinin olmadığı ve izinsiz işlemlerden sorumlu bulunmadıkları savunmasız dayanaksız kalmaktadır.
Öte yandan, davalı Sedat Kamil Ertürkalp'in dava konusu portföy yetkilisi olarak işlemler yaptığı, bu yetkinin davalı Turgut Türksan tarafından verildiği ve bu durumun davacının bilgisi dahilinde olduğu anlaşılmaktadır.Davalı Sedat Kamil Ertürkalp'in portföy yetkilisi olarak atanmasında, davalı kurum çalışanı olması birinci derecede önem taşımaktadır. burada davalı Kamil'in davalı şirket brokeri olmasının üçüncü şahıslarda yarattığı güven duygusu suistimal edilmiştir. Davalı aracı kurum böyle bir eleman istihdam etmekle, yaptığı işin mahiyeti itibariyle çalışanlarını seçmekte yeterli dikkat ve özeni göstermemiş ve bu suretle zararın oluşmasına sebebiyet vermiştir.
Davalı şirket bu nedenle dahi davacı zararında sorumludur.
Mahkmece yukarda açıklanan esaslar dairesinde davalı aracı kurumun da diğer davalılar gibi davacının hisse senetlerinin izinsiz transferinden sorumlu olduğu gözetilerek buna göre hüküm tesisi gerekirken, aksine düşünceyle yazılı şekide karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Turgut Türksan ve Sedat Kamil Ertürkalp'in temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 30.832.000.- lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 4.3.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy