(1163 S. K. m. 42, 56)
Dava: Taraflar arasındaki Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 1.7.1997 tarih ve 385-275 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 9.3.1999 günde davalı asil ve avukatı H. A. A. geldi davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, alınmış bir genel kurul kararına dayanmadan ve hakkı olmadığı halde davalının kooperatif konutlarından A Blok 10 nolu daireyi 30.6.1991 tarihli kura çekilişi ile kendisine tahsis ettirdiğini ve bundan bir yıl sonra, yönetim kurulu başkanı olmasından istifade ederek kendisi için yeni bir üyelik kaydı yaptığını ileri sürerek, bu daireye ilişkin tahsisin iptaline, bu dairenin kooperatife ait olduğunun tespitine ve muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 30.6.1991 tarihli genele kurul toplantısında, o dönemde kooperatif yönetim kurulu başkanı olan müvekkiline, buraya katılmaksızın ve ödeme yapmaksızın, tercihine göre bir daire tahsisine karar verildiği ve aynı tarihli kura zaptına göre müvekkilini tercih ettiği dairenin tahsis edildiğini, ödeme yükümlülüğü olmadığı halde 57.475.000 lira ödeme yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, 26.6.1993 tarihli genel kurulun iptali istemiyle açılan iki ayrı davadan birisinin redle sonuçlanıp diğerinin kabul edildiği ve her iki kararın da kesinleştiği, geçerliliği münazaalı olan bu genel kurulda kooperatif yönetimine seçilen kişilerin yöneticiliğe devam ettikleri ve sonraki bir genel kurulda yeniden usulüne uygun olarak yönetim kuruluna seçildikleri, böylece dava ehliyetinin bulunduğu, kooperatif anasözleşmesinin 62. maddesine göre kooperatif konutlarının kura ile tahsisinin öngörüldüğü ve kura dışı şahsa tahsis işleminin istisnai bir durum olduğu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununu 56/son maddesine göre yönetim kurulu üyelerine aylık ücret, huzur hakkı, risturn ve yolluk dışında hiç bir ad altında ödeme yapılamayacağı, bu nedenle genel kurulda davalının hizmetlerine karşılık daire tahsis edilmesine ilişkin alınan kararın yasaya açıkça aykırı olduğu ve yapılan tahsis işleminin yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıda da özetlendiği üzere, davacı kooperatif dava konusu konutu o tarihlerde yönetici olan davalının haksız ve yasaya aykırı olarak kendisine tahsis ettirdiğini iddia etmiş, davalı ise bu konutun 30.6.1991 tarihli genel kurul kararı ile tahsis edilmesinde yasa ve anasözleşmeye aykırılık bulunmadığını savunmuştur.
Kooperatifler Kanunun 42. maddesine göre, kooperatifin en yetkili organı olan genel kurulun yöneticiye konut tahsis etmesi mümkün olup, bu tahsis eşitlik ilkesine aykırı değil ise de, dosyada 30.6.1991 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin biri daktilo ile yazılmış, diğeri el yazısı ile tutulmuş iki ayrı tutanak bulunmakta ve el yazılı tutanakta davalıya konut tahsisine ilişkin bir karar yer almamaktadır. Mahkemece bu husus üzerinde durularak ve asıl olanın el yazısı ile ve toplantı anında yazılan genel kurul tutanağı olacağı da nazara alınarak davalıya konut tahsisine ilişkin geçerli ve iptal edilmemiş bir genel kurul kararı bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve yapılacak inceleme çerçevesinde bir karar verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.000.000 lira duruşma vekilik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy