(2918 S. K. m. 3, 106) (818 S. K. m. 248, 293)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 4.6.1998 tarih ve 4-700 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde kasko sigortalı vasıtaya davalıya ait iş makinesinin tam kusurlu biçimde çarparak hasarlanmasına neden olduğunu ileri sürerek, (84.705.000) lira tazminatın sigortalısına ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevabında, kazaya karışan iş makinasının çalıştırılmak üzere davacı sigortalısı Eskişehir İmar İnş.Ltd.Şti.ne verildiğini, işletenin bu şirket olması nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davalı belediyenin iş makinasının kullanımını bir süre içinde olsa Eskişehir İmar İnşaat ve Tic. Ltd.Şti.ne devrettiğinden işleten sıfatı bulunmadığından bahisle husumet yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 3672 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 106. maddesi uyarınca "Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır." denildiğine göre uyuşmazlığın çözümü açısından davalı belediyenin aynı yasanın 3. maddesinde tarifi bulan "işleten" olup, olmadığının tespiti zorunlu bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasanın 3. maddesinde işleten "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde görülen veya aracı uzun süreli kiralayan, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tarif edilmiştir. Bu tarif uyarınca motorlu taşıtın işletilip kullanılmasının (çok kısa olmayan) belirli bir süre için kira (BK. 248) veya ariyet (BK: 293) akitlerine göre bir başkasına devir edilmeleri halinde araç sahibinin o araç üzerindeki fiili hakimiyeti ortadan kalkacağından ve ayrıca o süre için o araçtan iktisaden yararlanmasıda söz konusu olamayacağından bu belirli süre içerisinde maydana gelen trafik kazasından araç malikini sorumlu tutmaya imkan yoksa da, dava konusu olayda davalı belediye aracının kullanılmak üzere dava dışı şirkete verildiğini savunmuş ise de, bu kullanmanın KTK.nun 3. maddesinde tarifini bulan uzun süreli kira veya ariyet akdine dayalı olduğu ispat olunamadığı gibi, dava dışı şirketin iş makinasını kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği de ispat olunamamıştır. Bu durumda işleten sıfatının dava dışı şirkete geçtiğinin kabulü dosyada mevcut delillere göre yeterli görülmediğinden aracın maliki olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan belediyenin işleten olarak kabulü gerekir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek, davalının işleten olmadığından bahisle davanın reddine dair oluşturulan hüküm doğru görülmediğinden kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle davacının vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 7.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy