(6762 S. K. m. 298) (818 S. K. m. 125)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kayseri Ayliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.6.1998 tarih ve 231-323 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi F. A.'ın davalı şirket kurucu ortaklarından olduğunu, şirket anasözleşmesinin 7. maddesi uyarınca kendisine 1000 adet bedelsiz kurucu senedi verilmesinin kararlaştırıldığını, 19.12.1985 tarihli olağanüstü Genel kurul Toplantısında alınan karar gereğince şirket anasözleşmesinin 7. maddesinin tadil edilerek sehven hamiline olarak çıkartılan bedelsiz kurucu senetlerinin nama yazılı hale dönüştürüldüğünü, müteadit taleplere rağmen murisin müktesep hakkı olan ve verilmesi lazım gelen kurucu senetlerinin kendisine teslim edilmediğini, ileri sürerek 1000 adet bedelsiz kurucu senedinin müvekkilleri adına tanzim edilerek teslim edilmesine, bu hisselere 1985 yılından itibaren isabet eden kar paylarının fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik (110.000.000) TL'nın yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevabında, davacıların murisi F. A.'ın 500.000 TL bedeli mukabilinde davaya konu kurucu senetlerine ilişkin hakkından feragat ettiğini bu durumun 19.12.1985 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağına geçen beyanlarıyla sabit olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, 19.12.1995 tarihli genel kurulda anasözleşmenin 7. maddesinin değiştirilerek nama yazılı 1000 adet kurucu senedinin miras bırakan F. A.'a verileceğinin kararlaştırıldığı anılan genel kurul kararının ticaret sicil gazetesinde yayınlanarak sicile tescil edildiği, bu güne kadar anılan genel kurul kararının iptalde edilmediği, bundan dolayı miras bırakanın şirkette bedelsiz 1000 kurucu pay sahibi olup ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, davalının talep olunan kar payı miktarına karşı çıkmadığı cevap vermediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı vekilince temyiz dilekçesine eklenen hukuki mutalaada davacılar murisinin kurucu hisse paylarından feragat ettiği iddia edilmiş ise de davalı şirketçe davacılar murisine 1994 yılına ilişkin kar payı ödemesi yapıldığı gibi, 19.12.1985 tarihli genel kurulda da anasözleşmenin 7. maddesi değiştirilmek suretiyle muris F. A.'a 1000 adet nama yazılı kurucu intifa senedi verilmesi kararlaştırıldığına göre davalı şirketçe murisin kurucu intifa senedi sahibi olduğu benimsenmiş bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı vekili davaya cevabında, davacılar murisinin bedeli mukabilinde kurucu intifa senetlerine ilişkin haklarından feragat ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Böyle bir savunma ile davalının davacıların talep etmiş olduğu kar payı miktarına da itiraz etmiş olacağının açık bulunmasına göre, mahkemece TTK.nun 298. maddesi uyarınca davacıların talep edebilecekleri kar payı miktarının bilirkişiye hesaplattırılması gerekirken, davalının bu yönde bir itirazı bulunmadığı gerekçesiyle talep gibi kar payı miktarının bilirkişiye hesaplattırılması gerekirken, davalının bu yönde bir itirazı bulunmadığı gerekçesiyle talep gibi kar payına hükmolunması doğru görülmediği gibi, kurucu intifa hakkı sahipleri ile borçlu olmayıp, bu kişilerin alacaklı 3. kişi durumunda bulunmalarına muaccel olduğu tarihten itibaren BK.nun 125. maddesi uyarınca düşünülmeden on yılı aşan dönem için zamanaşımı durduran veya kesen bir neden olup, olmadığı araştırılmaksızın bu döneme ilişkin kar paylarının ödenmesine karar verilmesi de doğru olmamış ve hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy