(6762 S. K. m. 1236, 1235) (1086 S. K. m. 87, 185)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 6.2.1998 tarih ve 270-60 sayılı hükmün temyizen tetkiki müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafa bağlı M/V Kosmolotes Yakut I gemisine İstanbul Limanında 1.10.1996 tarihinde 110.043 m/ton, 12.10.1996 tarihinde de 109.997 m/ton akaryakıt ikmalinde bulunduğunu, muhtelif tarihlerdeki taleplere rağmen bedelin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin ve kur farkı ile munzam zarar talep hakları saklı tutarak 60.950,08 USD tutarındaki alacağın %10 USD faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiş, son celse 55.454.64 USD yönünden kanuni rehin hakkı tanınmasını istemiştir.
Davalı vekili, acenta olan müvekkilinin dava konusu akaryakıt bedelinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Müdahale talebinde bulunan B. Ö. vekili, yakıt borcu nedeniyle ihtiyati tedbir yoluyla seferden men edilen Komsomolotes Yakut I gemisinin müvekkili tarafından satın alındığını, seferden men kararı nedeniyle gemiyi çalıştırmanın mümkün bulunmadığını belirterek tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamında göre, Komsomolotes Yakut I gemisine teslim edilen mal karşılığı davacının 55.454.64 USD alacağından dolayı gemi alacaklısı olduğu, bu miktar yönünden TTK.nun 1235 ve 1236 madde hükümleri gereğince davacıya kanuni rehin hakkı tanınması gerektiği sonucuna varılarak 55.454.64 USD yönünden Komsomolotes Yakut I gemisi üzerinde davacıya TTK.nun 1235, 1236. madde hükümleri gereğince kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmiştir.
Kararı müdahil vekili temyiz etmiştir.
Müdahil, satın aldığı gemi üzerine rehin hakkı kurulduğunu belirttiğinden, asli müdahil sıfatı ile ve aleyhine hüküm kurulması nedeni ile kararı temyiz etmekle hukuki yararı bulunduğundan, müdahilin hükmü temyiz etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmiştir.
İşin esasına gelince;
1- Talep, şahsi hakka dayalı tahsil istemine ilişkindir. Bu dava donatana izafetene acente aleyhine açılmıştır. Davacının 60.950,08 USD tutarındaki şahsi alacağının tahsili istemi, ayni hak niteliğindeki rehin hakkı talebini içermez. 17.4.1997 tarihli dava dilekçesinde, donatanın maliki olduğu gemi üzerinde bir ayni hak tesisi talep edilmemiştir. Davacı vekili, davalı tarafın bulunmadığı 6.2.1998 tarihli son celsede şahsi hak (tahsil) talebini değiştirerek, tamamen ayrı bir prosedüre tabi ve donatanın gemisi üzerinde infazı kabil, ayni hak vasfını içerir bir (rehin hakkı) talepte bulunmuştur.
HUMK.nun 87 inci maddesinin son cümlesi gereğince, davacı ıslah yolu ile müddeabihi artıramayacağı gibi, aynı Yasanın 185/2. maddesi uyarınca davalının rızası olmaksızın davasını tevsi veya mahiyetini tebdil edemez. Davalı vekilinin hazır bulunmadığı 6.2.1998 tarihli celsedeki davacı vekili talebinin HUMK.nun 87 ve 185. maddelerine uygun olmaması nedeniyle, dava dilekçesindeki tahsil talebine bağlı kalınarak davasına ilişkin hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre ise, TTK. 1236. maddesinde düzenlenen kanuni rehin hakkı, bu hakkı doğuran alacak hangi gemi ile ilgili ise ancak o gemi üzerinde doğar uygulanabilir. Davacı tarafın talebine dayanak olarak sunduğu ve bilirkişi raporundaki hesaplamaya esas alınan 25.10.1996 tarihli 28.519,22 USD.lık faturanın Komsomolotes Yakut I gemisi üzerine rehin hakkı tanınması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün müdahil yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy