(6762 S. K. m. 507, 517, 551)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 14.7.1998 tarih ve 69-217 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirkette %29 oranında pay sahibi olduklarını, davalı A. Ş.'in şirket müdürü olduğunu, bu davalının şirket mal varlığını kişisel çıkarları için kullandığını, kar payı dağıtmadığını, zorunlu toplantıları yapmadığını, görev süresinin sona ermesine rağmen göreve devam ettiğini ileri sürerek müvekkillerinin 5 milyar lira kar payı alacağının tahsilini ve şirketten çıkmalarına izin verilmesini şirkete kayyım tayinini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların şirkete koyduğu cüzi sermaye payı dışında katkıları bulunmadığını sermaye artırımına gitmeye engel olduklarını, şirketin geliri bulunmadığını, 1995 yılı bilançosunun bağlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı A. Ş.'in şirket müdürü ve yöneticisi olduğu, şirketin zorunlu defterlerini tutmadığı, hesapların düzgün tutulmadığı, şirket mal varlığının ve gerçek aktiflerinin gerçek değerinin tespitin mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetildiği gerekçesiyle, davacıların şirketten çıkmalarına izin verilmesine, alacak talebinin bu konudaki dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına, müdahilin talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 5.5.1998 tarihli oturumda hazır bulunan davalı vekilinin, davacının alacak davası yönünden davayı başvuruya bırakılması talemine açıkça karşı çıkmamış bulunmasına ve hüküm tarihinde başvuruya bırakılan davanın 3 aylık yenileme süresinin dolmamış olmasına ve süre dolduktan sonra bu talep yönünden vekalet ücreti için her zaman bir karar verilmesinin mümkün bulunmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki benden kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, ortağın şirketten çıkarılması şirketin anasermayesinin azalmasına neden olmalıdır. Eğer çıkma veya çıkarılma şirketin anasermayesinin azalmasına neden olduğu takdirde TTK.nun 551. maddesinin son fıkrası delaletiyle aynı yasanın 517. maddesi uyarınca esas sermayenin azaltılması hükümlerine uyulması koşuluyla ortaklıktan çıkma mümkündür. Bunun istisnası yine TTK.nun 551. maddesinin son fıkrasında belirtilen hallerde olanaklıdır. Bu da, ortağın payının şirket anasermayesinin itibarı miktarını, geçen şirket mal varlığından ödenmesi veya payın sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi hakkındaki hükümler uyarınca paraya çevrilmesi, yahut şirketten çıkmak isteyen ortakların payının başka bir ortak tarafından devrolunması halidir. Bu nedenlerle, talep olmasa bile şirketin dava tarihi itibariyle aktif ve pasiflerinin tespiti zorunludur. Ayrıca 27.6.1995 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (K.H.K) ile TTK.nun 507. maddesinde yapılan değişiklik ile, limited şirketlerin anasermayesinin 500 milyon liradan az olamayacağı hükme bağlanmış ve kararnamenin yayınlanmasından itibaren 2 yıl içinde sermaye artırımı yapmayan şirketlerin ünfesih olacağı öngörülmüş, ancak bu süre 4366 sayılı yasa ile 31.12.1998 tarihine kadar uzatılmıştır.
Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporu alınmış ise de, alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davalı şirket sici dosyası, ticari defterleri, karar defteri getirtilmeli, bütün aktif ve pasifleri tespit olunmalı, TTK.nun 551. maddesinin son fıkrası hükümleri de göz önüne alınarak, yukarıda açıklanan ilkeler de gözönünde tutulmak suretiyle hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan araştırmaya dayalı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarını reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy