(6762 S. K. m. 366)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kösk Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.5.1998 tarih ve 21-35 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okunduğu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili; davalı şirketin 6.12.1995 tarihinde kurulup 20.12.1995 tarihinde ticaret siciline kaydedildiğini, müvekkilerin şirkette 4.000/12.000 paya sahip olduklarını, mevcut yönetimin kuruluş anasözleşmesi ile 1 yıl süreli olarak seçildiğini 1996 yılı olağan genel kurul toplantısının hesap devresi sonunda engeç 3 ay içinde yapılmadığını, yönetimin görev süresinin dolması nedeniyle şirketin organsız kaldığını ileri sürerek; ekli gündem ile şirketin genel kurul toplantısı yapılması konusunda izin ve yetki verilmesini istemiştir.
Davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı şirketin yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğu, bunlardan ikisinin davacı, birinin ise dava dışı M. olduğu; davacı şirketin genel kurulun toplantıya çağrılması için sadece dava dışı M.'a başvurduğu, diğer yönetim kurulu üyelerine başvuru yapmaksızın doğrudan denetçiye başvurulmasınında usulsüz olduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin anasözleşmesinde gösterilen sürede genel kurulun toplanmamış olması ve daha önceki genel kurulda 1 yıl süre ile seçilen yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin dolmuş olması nedeniyle azınlık tarafından açılmış genel kurula davete izin verilmesine ilişkindir. Gerçekten de davalı şirketin kuruluşu 8.12.1995 tarihinde tescil edilmiş olup, anasözleşmenin 11/b maddesi uyarınca genel kurul toplantısının hesap dönemi sonundan itibaren 3 ay içinde yapılması gerekmektedir. Ancak, davalı şirketin genel kurulu anasözleşmede belirlenen sürede toplanamamış ve 1 yıl süre ile seçilen yönetim ve denetim kurulunun görev süresi de dolduğundan şirket organsız kalmıştır. Bu durumda şirket genel kurulunun toplantıya çağrılması için TTK.nun 366. maddesinde açıklanan prosedürün yerine getirilmesi olanağı kalmamış olup, doğrudan doğruya mahkemeden izin talebinde bulunulmasında gerek yasa ve gerekse anasözleşmeye aykırılık yoktur. Bu hususlar gözardı edilerek yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy