(818 S. K. m. 42, 43) (6762 S. K. m. 57, 58)
Dava: Taraflar arasındaki İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesinde görülerek verilen 17.4.1998 tarih ve 1216 - 460 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olakla duruşma için belirlenen 23.3.1999 günde davalı avukatı K. M. G. gelip davacı avukatı tebligata rağmen gelmedğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karar bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisinde karar bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H. Ç. tarafından düzenlene rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları e tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Amerika'da kurulu bulunan Converse İNC'ın temsilcisi olduğunu Converse ve All Star markalarının tescil edildiğini tescil belgesinin Amerika'da şirketin Türkiye'deki temsilcisi olarak aldığını, davanın Cünverse etiket, marka ve yıldız logolu ayakkabılarını iltibasa meydana verecek surette sahtelerini ithal ederek çok ucuz bir fiyata satışa sunduğunu söz konusu marka, etiket, yıldız logosu ve amblemi bu ayakkabı ve diğer malları kullanmak hakkının sadece müvekkiline ait olduğunu, yine davalının sahte Converse markalı All-star ayakkabı ithal ederek çok ucuza sattığını, müvekkilinin zararı oluştuğuu davalının bu eyleminin TTK.57/5. maddesi uyarınca haksız rekabet ve markaya tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek haksız rekabetin menine, satışa sunulan ayakkabıların imhasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500.000.000,- lira maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin Converse markalı ayakkabı satmadığını, Tracker marka sattığını haksız rekabetin şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddiaya, savunmaya toplanan delillere bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın tescili Converse marka ayakkabısının gerek dış bej rengi gerek bağcık gözleri, greek hava delikleri bağ ve dikiş renkleri ve yerleri ile tabanın kahverengi kara ve çizgisi, rölief pres değer yerleri ve topuk kısmındaki "All Star" ve ortadaki yıldız işaret ve yazıların davalı tarafından yurt dışından ithal ederek sattığı ayakkabılarda da aynen taklit edilmiş olduğu tüm spor ayakkabılarının bu dizayn benzerliği var ise de her firma arka tapuğa kendi etiketini yapıştırdığı oysaki davalının sattığı ürünlerin topuk kısmında davacı tarafın tescili All Star yıldızlı yazısının kullanılmış olması ve ikili havalandırma deliklerinin aynı yerde yapılmış olduğu, bu durumun davacı açısından haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, haksız rekabet konusu ayakkabıların topuk kısmındaki All Star yıldızlı yazısının çıkarılabilir olması durumunda sökülrek bu kısmın toplatılmasına, sözkonusu bölümün sabit olması halinde taklit ayakkabıların toplatılmasına TTK.58/d. BK.42. ve 43. maddelerde gözetilerek taktir edilen 500.000.000.- lira tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline kararın gazete ilanına fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temiz etmiştir.
1- Dava dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkeme görüşlerine başvurulan bilirkişiler maddi tazminat hussunu tam olarak saptayamamışlar, sadece davalının 500.000.000.- Türk Lirası maddi tazminat ödemesi hususu "muhterem mahkemenin taktirlerine, şeklinde görüş belirtmişerdir. Mahkemece de TTK.nun 58/d. BK.42. ve 43. maddleri gözetilerek maddi tazminata takdiren hükmedilmiştir. Oysa bu gibi durumlarda mahkemece öncelikle, davacı defter ve kayıtarı üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davalının eylemi sonucu davacının ne kadar zararın olduğunun saptanması, bu şekilde davacı zararı saptanamadığı taktirde, davalının elde edebileceği kârın bilirkişi aracılığı ile araştırılması bundan da bir sonuç alınamadığı takdirde o zaman TTK.nun 58/d. BK.nun 42. ve 43. maddelerine göre tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye, dayalı karar verilmesi doğru olmamış kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına (BOZULMASINA), oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy