(6762 S. K. m. 58)
Dava: Taraflar arasındaki Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 24.6.1998 tarih ve 755-296 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 23.3.1999 günde davacı avukatı İ. F E gelip davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketçe, müvekkillerinin Türkiye'deki tek yetkili ithalatçısı, imalatçısı ve satıcısı bulundukları ABD menşeli "Life Flo ve Double Pass" markalı su arıtıcısını teklit suretiyle üretip çok daha düşük fiyata pazarladığını, ürünlerin son derece kalitesiz olması nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının da zedelendiğini ileri sürerek, haksız rekabetten ötürü bir milyar lira maddi ve beşyüz milyon lira manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, dava konusu cihazların dava dışı bir şirketçe üretildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini davacıların söz konusu ücretici firmanın ortağı bulundukları, davacıların bu cihazların ticareti ile bizzat meşgul olmadıklarından zararlarının bulunmadığını, taklit ürün imal ve pazarlama iddiasının dayanaksız olduğunu savunarak dadvanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına, taraflar arasındaki kesinleşmiş haksız rekabet dava dosyası kapsamına, sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, önceki dava sonucunda davalının haksız rekabetinin sabit olduğu, davalının taklit ürünleri pazarlaması sonucu davacı tarafın istediği maddi tazminat miktarının makul olduğu gerekçesiyle bir milyar lira maddi ve (250.000.000) TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının daha önce davalı hakkında açtığı ve kabulle sonuçlanıp kesinleşen haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine ilişkin aynı mahkemenin 1994/501 Esas-1995/512 karar sayılı dosyası kapsamına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalının haksız rekabette maruz kalan davacılar, bu eylemden dolayı uğradıkları somut zararı kesin biçimde ispat edememiş bulunmalarına göre, TTK.nun 58/c maddesinin 2. cümlesinde yer alan ilkeler gözetilerek önceki dava dosyası ekinde bulunan delil tespiti ve ihtiyati tedbir dosyası içindeki veriler ışığında davalının bulundurduğu ve satışa sunduğu taklit ürünlerin eldeki dava tarihi itibariyle taşıdığı değerin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak belirlenecek miktara maddi tazminat olarak karar verilmesi gerekirken, hiç bir gerekçeye dayanılmadan maddi tazminat isteminin olduğu gibi karara bağlanması doğru bulunmamış, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekili gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.3.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy