(2004 S. K. m. 50, 67) (1086 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 27.05.1998 tarih ve 322-569 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşma için belirlenen 23.02.1999 günde davacı avukatı ET. ile davalı avukatı S.E. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı avukatı, müvekkilinin davalıya mal satışından alacaklı olduğunu, asıl alacak ve vade farkı toplamı üzerinden girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili alacak miktarına bir itirazları bulunmadığını, ancak cari hesap alacağının muaccel olmadığını, faturalarda yazılı faiz şartının müvekkilini bağlamayacağını, icra inkar tazminatı da talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; davacının davalıya kestiği mal satışı faturalarında son ödeme tarihleri yazılmak suretiyle bu tarihe kadar ödenmeyen fatura bedeline günlük % 3 gecikme faizinin alınacağının yazılı olduğu, davalının faturalara itiraz ettiği hususunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle ve yapılan hesaplamaya göre 6.076.354.865.- lira asıl alacak ve 1.175.426.975.- lira gecikme faizi alacağına yapılan itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden icra takip tarihinden itibaren % 57 (ve değişen oranlarda) reeskont faizi uygulanmasına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
1- Davacı Antalya 1. İcra Müdürlüğünün 1996/3547 sayılı dosyasında alacağın tahsili için icra takibine girişmiş, davalı borçlu hem borca hem de Antalya İcra Müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiştir. Davacı her iki itirazın kaldırılması için Antalya Asliye (4) Hukuk Mahkemesinde dava açmış, bu mahkeme sadece kendi yetkisini inceleyerek yetkisizlik kararı vermiş ve dosya yetkisizlik kararı ile işbu davanın görüldüğü Ankara Asliye (4) Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir. Davacı, Antalya Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin yetkisizlik kararına karşı temyiz yoluna gitmeyerek davayı itirazın iptali davası olarak Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesinde devam ettirdiğine göre, Antalya İcra Dairesinin yetkisiz olduğunu kendisi de benimsemiştir. Bu durumda yetkisizlik sebebiyle dayanaksız kalan icra takibi ayakta kalmadığından (yetkili İcra dairesinde yapılmış bir takip bulunmadığından) davanın itirazın iptali davası olarak görülüp sonuçlandırılması mümkün değildir. Açıklanan bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebeb ve şekline göre davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenler hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte yazılı nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 30.000.000.- lira avukatlık ücretinin davacıdan alınıp, davalıya ödenmesine, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 25.03.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy