(Uluslararası Kurtarma Sözleşmesi (1989) m. 13) (6762 S. K. m. 1226, 1235, 1236)
Dava: Taraflar arasındaki Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 27.1.1998 tarih ve 155- 42 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 13.4.1999 günde davacı avukatı A ile davalı avukatı D gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 13.2.1997 tarihinde Tuzla Aydınlı Gemsan Tersanesinde bulunan TPAO tankerinde yangın çıktığını, davalıya ait m-KA gemisinde yangın çıkan yerin yanında bulunan Cindemir tersanesinde iki demiri atılmış olarak bulunduğu sırada yardım çağrısında bulunulduğunu, bunun üzerine davalıya ait tankerin tam zayi olmaktan kurtarıldığını, TTK. nunun 1226. maddesi gerekse 1989 tarihli uluslararası Kurtarma Konvansiyonunun 13. maddesinde kurtarma ücretinin saptanmasında belli kriterler getirdiğini, tehlikenin büyüklüğü ve kurtarmanın tam bir başarı ile tamamlandığını ileri sürerek kurtarma ücreti olan 1.250.000 doların tahsilinin temini zımnında Metin KA gemisi üzerine kanuni rehin hakkı tanınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; MB. 7002 romörkörü cer işlemi için teşebbüse geçtiğini kıçtan kara olan geminin ancak kıçtan kontrolünü sağlayabilmiş Metin-KA gemisinin her iki demirinin suda olması nedeniyle gemiyi yangından tamamen uzaklaştıramamış ve müteakiben gemi armatörü olan E ve M kardeşlerin zincirlerini yangın devam etmekte iken büyük bir risk altına girerek kesmeleri neticesinde geminin serbest kalmasından ötürü, MK. 7002 römürklü gemiyi bulunduğu yerden cer etme imkanı bulunup, yangından uzaklaştırdığını istenen miktarın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddiaya, savunmaya, toplanan delillere bilirkişi raporuna göre, büyük tehlike altında bulunan davalıya ait geminin hiçbir hasar ve kayıba uğramadan çabuk ve başarılı bir kurtarma ile faydalı netice elde edilerek kurtarıldığı kurtarılan ve riske edilen değerlerin dikkate alınması gerektiği 2.380.000 doları üzerinden davacının 740.000 dolar kurtarma yardım ücretine hak kazandığı gerekçesiyle TTK. 1235 ve 1236 maddeleri gözönüne alınarak davanın kısmen kabulü ile 740.000 USA. Doları üzerinden kurtarma ücretinin tahsil ve temini zımmında davalıya ait M KA gemisi üzerine davacı yararına kanuni rehin hakkı tanınmasına, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasa hükümlerine uygun görülen kararın ONANMASINA, 30.000.000 lira druşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 596.000.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15.04.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy