(743 S. K. m. 618)
Dava: Taraflar arasındaki İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 18.5.1998 gün ve 147-811 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 13.4.1999 günde davacılar avukatı A. Büyükeroğlu ile davalı avukatı M. Özen gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Aslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunarak incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisine ilişkin mermer sahasına davalılarca tecavüz edilerek mermer çıkarıldığını, ihtara rağmen müdahaleye son verilmediğini ileri sürerek, şimdilik beş milyar TL. alacağın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili cevabında, murisin ölümünden sonra alınan ruhsatların geçerli olmadığını, bundan dolayı davacıların aktif husumet ehliyetlerinin de bulunmadığını, bir senelik zaman aşımı süresinden sonra davanın açıldığını, müvekkilinin 1974 yılından bu yana kendi ruhsat sahası içerisinde faaliyet yürüte geldiğini savunarak esastan ve zamanaşımından davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın 2.248.745.000 TL. üzerinden kısmen kabulüne ait verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 24.6.1997 günlü ilamı ile (öncelikle davalı tarafın zaman aşımı def'i konusunda bir karar verilmesi gerektiği) noktasından bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın süresinde açıldığı ve zaman aşımı def'inin yerinde olmadığı, davalılarca davacılara ilişkin mermer sahasında geçerli bir hakka dayalı olmayan faaliyetleriyle verdikleri zarar ve ziyanın 2.248.745.000 TL. olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan meblağın dava gününden itibaren kanuni faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin bütün davacılar vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece, elde edilen mermer madeninin toplam değeri olan 4.997.490.000 liranın %50'si olan 2.498.745.000 lira yerine hesap yanılgısı sonucu 2.248.745.000 liraya hükmedilmiş olması isabetsiz görüldüğünden, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1. bentte yazılan sebeplerle davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bentte açıklanan sebeplerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, davacılar vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 59.955.000 TL. temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.04.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy