(6762 S. K. m. 43, 51, 54)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 26.1.1998 tarih ve 883-13 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin turizm alanında faaliyet gösterip haklı bir şöhrete ulaştığını,davalı şirketin müvekkili şirketle hemen, hemen aynı, ticaret ünvanını ve logosunu kullanmak suretiyle tanıtma kartları bastırarak dağıttığını bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek haksız rekabetin men'ine, davalı şirket ticaret ünvanının yasaya uygun biçimde düzeltilmesini ve maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalılar vekili davaya cevabında, davalılardan Hasan'ın sadece müvekkili davalı şirket müdürü olduğunu bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin davacı şirketten daha önce ticaret siciline tescil ve ilan edildiğini bu nedenle açılan davanın haksız olup, reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davacı şirket ortaklarından Cüneyt Mengün'ün 1985 tarihinde işletme belgesi alan Mercan Turizm Seyahat acentasının sahibi olduğu, bu şahsın sonradan davacı şirket kurucusu olduğu, ancak kendi işletmesini de bu şirkete devrettiğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, ticaret ünvanının ise işletmeden ayrı olarak başkasına devredilemeyeceği, bu durumda davalının Mercan kelimesini ticaret ünvanına davacı şirketten daha önce almış olmakla davacı şirketin dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava TTK. nun 54. maddesi uyarınca, davacı ticaret ünvanına vaki tecavüzün men'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkemece, davalı şirketin ticaret siciline davacı şirketten daha önceki bir tarihte tescil edildiği ve esasen Mercan Turizm Seyahat ticari işletmesinin davacı şirketçe devralındığına dair dosyaya delil ibraz olunamadığı ve TTK. nun 51/2. maddesi uyarınca ünvanın işletmeden ayrı olarak başkasına devredilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, dava dışı Mercan Turizm Seyahat Acentası - Cüneyt Mengü ticari işletmesinin 1446 sayılı seyahat acentası işletme belgesiyle 30.12.1985 tarihinden itibaren (A) grubu acenta olarak faaliyet gösterdiği 24.10.1997 günlü TÜRSAB. Yazısıyla anlaşılmaktadır. Anılan işletmenin davacı şirketin kurucusu ve büyük ortağı Cüneyt Mengü'ye ait olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi, mahkeme gerekçesinde dahi bu olgu işlenmiştir. Bu durumda hakiki şahıs tacir olarak Mercan kelimesini TTK. nun 43. maddesi uyarınca ticaret ünvanında kullanan Cüneyt Mengü'nün aynı kelimeyi davacı şirketin ticaret ünvanın da kullanmasında muvafakat ettiğinin ve davacının bu nedenle, ortağının önceki kullanımının kendisine tanıdığı haklardan yararlanacağının kabulü ile taraf delillerinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy