(818 S. K. m. 41, 53, 58)
Dava: Taraflar arasındaki Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülerek verilen 10.6.1998 tarih ve 1997135-1998/644 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.4.1999 tarihinde davacı avukatı N. K. ile davalı avukatı Ö. U. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin işyeri sigorta poliçesi ile sigortaladığı ve M.Ö. ye ait işyerinin ve emtiaların davalıya ait ambalaj malzemesi satış dükkânında çıkan yangının sirayet etmesi neticesi yanarak hasarlandığını, müvekkilince sigorta ettirene hasar bedelinin ödendiğini ileri sürerek 914.542.559 TL tazminatın 27.7.1995 tarihinden itibaren davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Birleştirilen 1997/204 E. sayılı davada davacı aynı olaya dayalı olarak bina maliki davalı Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin de zarardan sorumlu olduğunu ileri sürmüş ve talebini tekrarlamıştır.
Davalı A. A. vekili, zaman aşımı ve husumet itirazlarında bulunarak, yangının çıkmasında müvekkiline izafe edilebilecek kusur ve sorumluluk bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Ankara Büyükşehir Belediyesi vekili, zaman aşımı def'inde bulunmuş ve müvekkilinin olayda kusursuz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, mülkiyeti davalı belediyeye ait olan binada diğer davalının işyerinin bulunduğu, bu işyerinde çıkan yangın nedeniyle, sigortalı işyerinin ve emtiaların hasarlanması olayında yangının çıkış nedeninin kesin olarak tespit edilemediği, elektrik tertibatının eski ve kötü yapıldığının da belirlenemediği, davalı işyeri sahibinin akşamları elektrik şartelini indirerek gerekli önlemleri aldığının tanık beyanlarından anlaşıldığı, işletme sahibi davalı A. A.nın yangının çıkışında dikkatsizliği ve tedbirsizliğinin bulunmadığının tanık anlatımları ve Ceza Mahkemesi'nden verilen beraat kararı ile kanıtlandığı, bina maliki olan Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin BK'nın 58. maddesi gereğince kusur ve sorumluluğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın çözümü sigortalı işyerine komşu dükkânda çıkan yangının çıkış nedeninin belirlenmesinde odaklanmaktadır. Bu konuda davacı, yangın raporuna ve tanık anlatımlarına ve bilirkişi tetkikatına delil olarak dayanmıştır.
Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi dava konusu olayın özelliğinde teknik bilgiyi gerektiren bir uzmanlık işidir. Oysa dosyadaki bilirkişi raporunu düzenleyen kişilerin yangın konusunda uzman oldukları söylenemez.
Davalı A.nın (işyeri sahibi-kiracı) dükkân komşusu tanık M., davalının aldığı önlemler konusunda görgüye dayalı bir beyanda bulunmamış, şalteri kapatıp gidiyoruz, genellikle bu şekilde tedbir alıyoruz diyerek genel bir ifade kullanmıştır. Öte yandan, delil olarak kabul edilen ve Ceza Mahkemesi'nden verilen sanık A. hakkındaki beraat kararında maddi vakıanın meydana gelmediği yolunda bir tespit hükmü bulunmamaktadır. Davalı A. sanık olarak yargılandığı ceza davasında suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat ettirilmiştir. İş bu davada mahkemece BK' nın 53. maddesi nazara alınmaksızın Ceza Mahkemesinden verilen beraat kararına itibar edilmiş alması doğru görülmemiştir.
O halde, mahkemece yukarıda yapılan açıklamaların ışığı altında biri yangın uzmanı, diğeri elektrik mühendisi ve biri de hukukçudan oluşturulacak bilirkişi heyetinden, yangın raporu ve tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle rapor alınmalı ve böylece yangının çıkış nedeni belirlenmeli, kiracı (işletme sahibi) davalının BK'nın 41. madde ve bina malikinin BK 58. madde çerçevesinde zarardan sorumlu olup olmadıkları saptanmalı ve özellikle BK'nın 58. maddesinde düzenlenen sorumluluğun özelliği gözden uzak tutulmamalı, şayet davalıların sorumluluğu yoluna gidilebilecekse, sigortalı işyerinde oluşan gerçek zarar ayrıca belirlenmeli ve sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 30.000.000.- lira avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.04.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy