(6267 S. K. m. 1294)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 4.6.1998 tarih ve 297-174 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi D.D. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 8 adet buğday ekili tarlanın buğdayının dolu ve yangına karşı sigortalandığını, 16.6.1997 günü yağan dolu nedeniyle toplam 204.560 kg. buğdayın eksik mahsul hasat edildiğini, zararların mahkeme aracılığıyla tespit edildiğini, sözleşmede belirlenen %10 muafiyet indirildiğinde kalan 5.500.000.000 lira zararın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta prim borcunu ve ilk taksidini ödemeyen davacının haksız olduğunu, ekspertiz raporu ile belirlenen miktarın muafiyetin altında olduğundan ödemenin yapılmadığını, bu bakımdan 9760 ve 9718 nolu poliçelerden talepte bulunamayacağını, poliçe genel şartları 4. maddesine göre hakeme başvuru yolu teklif edilmeden temerrüt olamayacağını, faiz istenemeyeceğini, hakem bilirkişi raporu olmadan tazminatın dava edilemeyeceğini, delil tespiti raporlarının tebliğ edilmediğini bu nedenle bağlayıcılıklarının olmadığını, dolu tarihinin 16.6.1997 olup, bu tarihte hasat mevsiminin başladığını, yapılan tespitte yer yer hastalıklara da rastlanıldığının belirtildiğini, dökme, kırılma ve verim kaybının sırf doludan meydana gelmediğini, davacının ödemesi gereken prim borcunun 731.295.000 lira olduğunu bunun tazminattan tanzilini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davanın kısmen kabul ile 4.024.620.000 liranın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Ancak, davalının yargılama süresince yaptığı savunmasına göre ve davacının 25.9.1997 tarihli cevaba cevap dilekçesinde ödenmediğini kabul ettiği sigorta prim borcunun ödenen ve ödenmeyen miktarının tespiti ve ödenmeyen kısım var ise sigorta tazminatından indirilmesi sağlanmak üzere mahkemece aktüerya hesabı yaptırılmamıştır. Bu nedenle, mahkemece sigorta hukukunda uzman bir bilirkişiye dosyanın tevdii edilerek rapor alınması sonucuna göre hüküm kurması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3- Yine, mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği halde, reddedilen miktar üzerinden davalı yararına ücreti vekalette takdir edilmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilini temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.1.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy