(6762 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 3.7.1998 tarih ve 1997/707-1998/1156 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davalı ve müdahil vekilleri tara3fından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 4.5.1999 günde asli müdahil H.A. ve avukatı M.H. gelip davacı ve davalı asil ve avukatları tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 14.1.1997 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalı şirketin bir kısım paylarını 3. şahıstan devraldığını, pay defterine kayıt için davalıya müracaat ettiğini, buna bir cevap verilmediği gibi 9.6.1997 tarihli genel kurul toplantısına davet edilmediğini, genel kurul kararlarının yasa anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek 9.6.1997 tarihli genel kurul toplantısının ve alınan kararların iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Müdahil H.A. vekili 16.10.1997 tarihli dilekçesinde, davacı ile dava dışı M.G. arasındaki hisse devir sözleşmesine konu olan ve davalı şirket hisselerinin müvekkiline ait olduğunu iddia etmiş ve müvekkilinin davalı yanında davaya müdahil olarak katılmasını talep etmiştir.
Mahkemece 17.12.1997 tarihli celsede müdahale talep eden H.A.'ın davalı yanında fer'i müdahil olarak kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili 20.5.1998 tarihli dilekçesi ile davayı ıslah ettiğini bildirerek bu kez müvekkilinin davalı şirkette pay sahipliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının davacı şirkette pay sahibi olduğunun, pay sahibi sıfatını iktisap ettiğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı davalı şirket vekili ve fer'i müdahil H.A. vekili temyiz etmişlerdir.
1- Davalı şirket vekili 15.9.1998 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden feragat etmiş olmakla davalı vekilinin temyiz isteminin bu sebeple reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı yanında fer'i müdahil olarak davaya katılan H.A. vekilinin temyiz talebine gelince;
a) Mahkeme kararının gerekçesinde müdahil H.A.'ın dava konusu şirket hisselerini M.G.'ye devrettiği ve ondan da davacıya geçtiği benimsenerek davacının pay sahibi olduğunun tespitine karar verildiğine göre, böyle bir hüküm fer'i müdahil H.A. aleyhine sonuç doğuracağından, aleyhine hüküm kurulan fer'i müdahilin temyiz hakkının bulunduğunun kabulü gerekir.
b) Hisse devir yoluyla gerçekleşen ortaklığın tespiti davalarında ilke olarak nizalı hisse üzerinde hak iddia eden ve bu hisseleri devrettiği öne sürülen kişiye de davanın yöneltilmesi gerekir. Somut olayda mahkemece davacıya, hisselerin önceki sahibi H.A.'a karşı dava açması için mehil verilip, açıldığı takdirde bu dava ile birleştirilmeli ve yapılacak yargılama çerçevesinde bir karar verilmelidir. Bu husus nazara alınmadan davanın tarafı olmayan fer'i müdahil aleyhine sonuç doğuracak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve müdahil H.A. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2.a bendinde açıklanan nedenlerle kararın Müdahil H.A. lehine BOZULMASINA, davacının müdahil H.A.'a 30.000.000 lira avukatlık ücreti ödenmesine, 1.370.000.- lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden müdahile iadesine, 6.5.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy