(2918 S. K. m. 85) (818 S. K. m. 41) (3095 S. K. m. 2/3)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 9/6/1998 tarih ve 433-665 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı bulundukları aracın müvekkiline ait araçlar çarpışması sonucu, müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, olayda müvekkile ait araç sürücüsünün kusursuz olduğunu ileri sürerek, hasar bedeli olan 81.966.103 TL. nin reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilinin talep ve dava etmiştir.
Davalı Zeki O., davayı kabul ettiğini beyan etmiş, diğer davalılar duruşmaya katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davalılardan Zeki O.'ın, 9/6/1998 tarihli oturumda davayı aynen kabul ettiğini, beyan etmesi karşısında araştırılması gereken herhangi bir husus kalmadığı, davacının reeskont faiz uygulaması konusundaki isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 81.966103 TL. nin davalı Zeki O.'dan yasal faizi ile birlikte tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı bulunduğunu aracın çarpışması sonucu araçlarında meydana gelen hasar bedelinin davalılardan müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı Zeki Okutan, duruşma sırasında davayı kabul ettiğini ve kusurun kendisinde olduğunu beyan etmiştir.
Aracın verdiği hasardan araç sürücüsü BK. nun 41. maddesine göre, araç maliki de, 2918 sayılı KTK. nun 85 nci maddesi uyarınca sorumludur. Diğer davalı sigorta şirketi de, sürücünün kusuru oranında, sigortalılık ilişkisinin kurulması halinde poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumludur.
Bu durumda, davalı sürücünün davayı kabulü, diğer davalılar hakkındaki davanın reddi sonucunu doğurması mümkün değildir.
Kaldı ki, davalı sürücünün olayda kendisinin kusurlu olduğuna dair beyanı üçüncü kişiye karşı araç malikini de, bağlayacaktır.
O halde mahkemece, diğer davalılara ilişkin kanıtların toplanması ve oluşacak sonuca göre bu davalılar hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan, davalı aracın ticari nitelikte olduğu anlaşılmış olup, 3095 sayılı Yasanın 2/3 maddesinde arada sözleşme olmazsa bile ticari işlerde uygulanacak temerrüt faizinin reeskont oranında olacağı düzenlenmiş bulunmasına göre, istem gibi reeskont oranında faize hükmedilmek gerekirken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi de isabetli olmamış ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde yazılı nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy