(6762 S. K. m. 5)
Dava: Taraflar arasındaki İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 08.06.1998 tarih ve 1997/154-1998/961 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma içzin belirlenen 04.05.1999 günde davacı avukatı S.M. ile davalı avukatı A. D. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan (60.000) DM dövize endeksli konut kredi aldığını, ancak geri ödeme döneminde döviz kurundaki beklenmedik artış nedeniyle edimler arası dengenin fahiş biçimde bozulduğunu ve hakimin sözleşmeye madahale zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek, bakiye kredi borcunun 03.01.1994 tarihindeki kur üzerinden tespitini ve sözleşmenin TL.bazında uyarlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyarlama koşullarının oluşmadığını, sözleşmenin 17/2. maddesi'nin davacıya TL. ödeme seçeneğine dönme hakkı tanıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 17.10.1996 tarihli ilamı ile bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, sunulan kanıtlara, banka kayıtlarına ve bilirkişi raporlarına göre sözleşmenin 17/2. maddesi hükmüne göre davacı kredi borçlusunun TL ödeme seçeneğine dönebileceği ve bunun için de (276.395.663.-) lira intibak ödemesinin defaten yapılması, belirlenen ödeme planına göre ise kalan (83) ay taksitinin ayda (18.505.756.-) lira, son (6) taksitin ise (42.520.650.-) lira üzerinden ödemesi suretiyle sözleşmenin uyarlanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dövize endeksli olarak açılan konut kredisinin Türk Lirası bazında uyarlanması istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 04.12.1995 tarihli dilekçeyle, sözleşmenin 17/2. maddesi doğrultusunda davalı bankanın vereceği TL. bazındaki yeni ödeme planına göre çözüme bağlanması istemiyle davayı ıslah etmiş, davanın reddi kararının temyizi üzerine Dairemizce davanın ıslah edilen bu şekliyle görülüp bankadan ödeme planı istenmesi, gerekirse bu ödeme planının sözleşmeye uygunluğunun denetimi açısından bilirkişi görüşü alınarak sonucuna göre uyuşmazlığın çözümü gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Bozma sonrası alınan her iki bilirkişi kurulu raporunda, davalı bankanın sunduğu ödeme planının sözleşmeye uygun olduğu belirtildiği halde, ödeme planından ayrılınarak farklı bir ödeme planı oluşturulmuş ve bu ödeme planı esas alınarak karar verilmiştir.
Kararı esas alınan bilirkişi raporunda, Dairemizin bozma ilamında belirtilen hususlar ve bu konudaki yerleşmiş uygulaması gözönünde bulundurulmamış, hüküm tarihinden yıllar önceki taksitlere faiz yürütülmemiş, sözleşme hükmü dikkate alınmamıştır. Oysa, Dairemizin, 01.12.1997 tarih ve 1997/6621 Esas, 1997/8683 Karar sayılı içtihadında belirtilen ilkeler gözetilerek, davacının TL. bazında kredi alanlara nazaran az ödediği tutarların tümü değerlendirilerek, o tarihlerdeki TL. faiz oranı da belirlenerek, TL. ödemeli kredilerle kıyaslama yapılarak, davacının borcuna bir ekleme yapılarak denkleştirmenin oluşturulması, böylece davacının döviz borcu TL.'na çevirilerek başlangıçta TL. üzerinden kredi alanlarda 03.01.1994 tarihindeki geri ödemeye esas borç tutarı belirlenmeli, karar tarihine en yakın bir tarihe aylık ortalama sözleşme faizi ile birlikte yansıtılarak davacının sözleşmenin 17/2. maddesinde yer alan arada oluşacak farkların kredi borçlusundan faizleri ile birlikte tahsil edileceği hükmünün özünü yansıtacak bir ödeme planı belirlenerek buna göre karar verilmesi gerekirdi. Değinilen bu ilkelere uygun düşmeyen ödeme planı esas alınarak yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 30.000.000.- lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.05.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy