(1163 S. K. m. 14/3) (818 S. K. m. 163)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Antalya Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilep 6.11.1997 tarih ve 699-995 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olup, kendisinden talep olunan tüm ödentileri yerine getirdiğini, ancak 1993 yılı Ağustos ayında kendi adının silinerek, yerine başka bir şahsın isminin yazıldığını, müvekkilinin ortaklığın devri için hiç kimseye vekalet vermediği gibi, ortaklığını da hiç kimseye satmadığını, müvekkili ile ilgili bir işlem yapılarak ortaklığına son verildiğinin de net olarak belirlenemediğini, ancak bir yönetim kurulu kararı ile ortaklığına son verildiğinden, müvekkilinin kooperatif ortaklığından çıkarılmasına ilişkin kararın iptalini ve ortaklığın tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif temsilcisi davaya cevabında, davacının kooperatife 2.12.1987 tarihinde girmiş olup, ortaklık payını N. Ö. isimli şahsa, bu şahsın da A. R. Ö.ye, onun da S. S. isimli şahsa payını sattığını, kooperatif kayıtlarının dağınık tutulması nedeniyle detaylı bilgi bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davacının davalı kooperatif ortağı olup, üye kayıt defterine davacının payını N. Ö.ye devrettiği kaydının düşülmüş olduğu, kooperatif karar defterinin 4.9.1992 tarih, 112 numaralı kararında davacının payını N. Ö. isimli şahsa devrettiği ve bu şahsın kooperatife kabulü yolunda karar alındığı, böylece davacının kooperatifte herhangi bir payının kalmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı kooperatif ortağı olduğunu iddia etmekte, davalı kooperatif ise davacının ortaklık payını dava dışı N. Ö. isimli şahsa devrettiğini, böylece ortaklık sıfatının kalmadığını savunmaktadır.
Kooperatifler Kanunu'nun 14/3. maddesinde ortaklığın devri hususu düzenlenmiş, devir biçimi gösterilmemiştir. Ancak, pay devri alacağın temliki yolu ile yapılmaktadır ki, bu devrin BK'nin 163. maddesi uyarınca yazılı olması gerekmektedir. Dosyada yapılan incelemede, davacının ortaklık payını dava dışı N.ye devrettiğine dair herhangi bir yazılı belgeye rastlanılamamıştır. Öte yandan davacı 15.8.1993 tarihli dilekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan devir işlemiyle ilgili suç duyurusunda da bulunmuştur. Bu durumda mahkemece suç duyurusuyla ilgili savcılık evrakının akıbetinin araştırılması, açılmış bir dava söz konusu ise dosyanın celbi, devirle ilgili belgelerin dosyaya ibrazının sağlanması ve yapılacak değerlendirme sonucunda müspet-menfı bir karar verilmesi gerekirken, salt davalı kooperatif karar defterinde yer alan 4.9.1992 tarihli yönetim kurulu kararına istinaden davacının ortaklık payını devrettiğinin kabulü ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.4.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy