(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Bandırma 2.Asliye hukuk Mahkemesince görülerek verilen 21.5.1998 tarih ve 116-176 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı K. Balıkçılık Ltd Şti.ne ait diğer davalıların sürücü ve Zorunlu Trafik sigortacısı olduğu aracın, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarparak hasarlandırması nedeniyle sigorta ettirene 702.552.000 lira tazminat ödendiğini ileri sürerek bu meblağın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Karar: Davalı K.. Balıkçılık ve Nejat G.. vekili cevabında, hasar ve kusurun fahiş gösterildiğini, davacı halefinin aracı kiralamış olup, iş gücü kaybından dolayı zarar isteyemeyeceğini, aynı konuda işleten tarafından açılan davanın derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı yönünden dava takip edilmemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, davalı sürücü olayda tam kusurlu olup, tespit edilen zarar ve işgücü kaybı nedeniyle doğan zarardan davalı araç maliki şirket ve sürücü Nejat'ın sorumlu oldukları gerekçesi ile 702.552.000 liranın davalı K. Balıkçılık Ltd ve Nejat G'den 22.5.1995 tarihinden yürütülecek yasal faizi ile müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı K. Balıkçılık Ltd Şti. ve Nejat G. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak dava, TTK. nun 1301.maddesine dayalı rucüen tazminata ilişkin olup, halefiyet ilkelerine göre böyle bir davada, davacı, selefinin ileri sürebileceği tüm iddia ve haklara sahip olduğu gibi, davalı da, selefe (sigorta ettirene) karşı ileri sürebileceği tüm itiraz ve defileri davacıya karşı ileri sürebilir. Ticari araç, kiraya verilse dahi araç malikinin aracı sigorta ettirmekte menfaati olduğu muhakkaktır. Ne var ki, ticari araç belli bir süre ile kiralanmış ise ve kiracının ticari aracı işletmesi sırasında kaza nedeniyle iş ve güçten kalmış ise, aracın işten kalması nedeniyle doğan kar kaybını ancak işleten durumunda olan kiracı talep edebilir. Nitekim davalı savunmasında, kiracı işleten tarafından kar kaybına dayalı ayrı bir dava açıldığı belirtilerek, dosya numarası dahi bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece, sigortalı ticari aracın olay tarihi itibariyle işletme devri ile ilgili bir sözleşme olup olmadığının tespiti, davalı tarafından sözü edilen kiracı tarafından açılan dosyanın getirtilerek incelenmesi ve yukarıda açıklanan ilkeler göz ardı edilmeden değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.02.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy