(1086 S. K. m. 290) (6762 S. K. m. 559, 563, 564, 720, 730)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 3.6.1998 tarih ve 58-100 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi feri davalı O. bankası vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten meşrubat satın alarak ihraç ettiğini, ihracat işleminin tamamlanıp, belgelendirilmesi halinde ihracatı teşvik kuralları gereğince KDV indirimi uygulandığını, üretici davalı firmanın ihracatın gerçekleşmeyip KDV ödemek zorundu kalması halinde işleme konulmak üzere müvekkilinden üç adet çek aldığını, ihracatın gerçekleşmesi nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığını, çeklerden bir adedinin takibe konularak tahsil edildiğini ileri sürerek, geriye kalan iki adet çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili yetki itirazında bulunmuştur.
Müdahil banka vekili dilekçesinde, davaya konu 20.8.1996 keşide tarihli 168.000.000 lira bedelli çekin davalı şirket tarafından borcuna karşılık müvekkiline ciro edilerek 12.7.1996 günü teslim edildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlıkla bir ilgilerinin de bulunmadığını, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davaya konu çeklerin davalıya teminat amaçlı verilmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu çeklerin iptaline karar verilmiştir.
Karar, müdahil vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ticari senetlerden çeke dayalı menfi tesbit ve iptal istemine ilişindir.
Bu dava senet borçlusu tarafından sadece senedin lehtarı aleyhine açılabileceği gibi, şartları oluştuğundan TTK.720.madde hükmü uyarınca yalnız hamile veya hamillere, yahut ta lehtar ile hamil aleyhine birlikte açılması mümkündür. Davanın lehtar aleyhine açılması halinde davacı HUMK. nun 290 ve müteakip maddelerine göre senedin karşılıksız olduğunu kanıtlamakla yükümlü olduğu halde, lehtarla hamil aleyhine açılması halinde usul hükümlerine göre önce lehtara karşı senedin bedelsiz olduğunu ispat edecek, bilahare hamile karşıda bedelsiz senedin bile, bile kendisinin zararına hareketle iktisap edildiğini kanıtlayacaktır (TTK.730/5 yollaması ile 559.md.).Buna karşılık dava sadece hamil aleyhine açılırsa davacı hem usul hükümlerine göre (HUMK. 290) senedin bedelsiz olduğunu ve hem de davalı hamilin bile, bile kendisinin zararına hareketle senedi iktisap ettiğini kanıtlamak zorundadır. Bundan çıkan sonuç menfi tespit davalarının kişiyi izlediğindir. Başka bir deyişle dava kimin hakkında açılmış ise inceleme ona göre yapılmakta ve sonuçta verilen kararda sadece onun bakımından bir hüküm ifade etmektedir. Dava sonucunda dava ticari senet borçlusu haklı çıkacak olursa o senetten dolayı davalıya borçlu olmadığına karar verilir ve senette sadece davalı yönünden iptal edilmiş sayılır. Yoksa davada taraf olmayan hamillerin durumunu etkilemez. Bu husus ticari senetlerin güvenli tedavil etmesinin de tabi bir sonucudur. Dava konusu çeki elinde bulunduran hamil bankanın davada taraf sıfatı bulunmadığı halde (kaldı ki davada taraf olmadığından müdahil bankanın iyi niyetli olup, olmadığı inceleme konusu yapılamaz) sadece lehtar aleyhine açılan dava sonucunda iptale karar verilemez. Mahkemenin sadece davalı lehtar yönünden inceleme yapılarak bu senetten dolayı davacının davalı lehtara borçlu bulunmadığının tesbitine karar verilmesi gerekirken, davada taraf olmayan ve sadece feri müdahil sıfatını taşıyan hamil bankanın hukukunu etkiler biçimde 20.8.1996 keşide tarihli, 168.000.000 lira bedelli çekinde iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın fer'i müdahil banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.02.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy