(818 S. K. m. 83) (3095 S. K. m. 4) (2918 S. K. m. 107)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Alanya 1.Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 5.6.1998 tarih ve 543-374 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalılardan Basri Özdemir tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 07 ... 82 plakalı motosiklette yolcu iken, davalı Servet D.'a ait ve trafik sigortacısı R. Sigorta olan 34 F 0975 plakalı aracın çarpması sonucu yaralandığını, müvekkilinin bindiği motosikletin davalı Basri Ö'e ait olup,trafik sigortacısının T. Sigorta olduğunu, müvekkilinin 4.400 DM hastane masrafı ödediğini, Almanya'da 1.413.55 DM ambulans için, 500 DM çeşitli masraflar yaptığını ileri sürerek 6.313.55 DM maddi 100.000.000 lira manevi tazminatın (sigorta şirketlerinin sorumlulukları poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) ödeme tarihindeki Türk parası karşılığının olay tarihinden geçerli olmak üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre hesaplanacak kanuni faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı R. Sigorta ve T. Sigorta vekili, kusur oranına göre sorumluluklarına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Servet D. vekili, müvekkilinin kusurunun olmadığını bu nedenle sorumlu olmayacaklarını, tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Basri Ö. vekili, müvekkilinin davacının kazaya uğrayan motosikletin işleteni olduğunu, motosikleti davacının arkadaşının kiraladığını, aracın tek kişilik olduğunu, KTK 107.maddesindeki kurtuluş beyyinesinin olduğunu, davacının ağır kusurlu olduğunu, hatır için taşınan ve kendi ağır kusuru ile zarar gören olduğunu, bu nedenle zarar görenin ağır kusuru ile işletenin sorumluluktan kurtulacağını, tazminatın fahiş talep edildiğini, yabancı para ile ödemeyi kabul etmediklerini, hesaplama da devlet hastaneleri tarifelerinin esas alınmasını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından 100.000.000 lira manevi tazminatın olay tarihi 9.8.1992 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılar Servet ve Basri'den tahsiline, 6.955.912,500 lira maddi tazminatın davalı Servet D. ve poliçedeki limiti dahilinde davalı R. Sigortadan tahsiline, 20.867.737,500 lira maddi tazminatın davalı Basri Ö. ve poliçedeki limiti dahilinde T. Sigortadan tahsiline, maddi tazminatın olay tarihi 9.8.1992 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı Basri Ö. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Basri Ö. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacının Türkiye'de tedavi görüp, ödemenin Türk lirası üzerinden yapılması nedeniyle mahkemece haksız fiil tarihindeki kur üzerinden tedavi giderlerinin hesap edilip hüküm kurulması doğru olduğundan davacının tedavi masrafı yönünden yabancı para ile tazmini talebinin reddine,
3- Ancak, 1413.55 DM Ambulans giderine ilişkin 1.9.1992 günlü faturadan anlaşılacağı üzere bu gider yabancı para üzerinden ödenmiştir. Davacı haksız fiil faili ve malikten BK.83.maddesi uyarınca yabancı paranın fiili ödeme gününde geçerli kur üzerinden hesaplanacak Türk lirası üzerinden hüküm kurulmasını ya da yabancı paranın aynen tazminini ve 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının yabancı para üzerinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faiz oranını isteyebilir. Davacı fiili ödeme tarihindeki Türk lirası karşılığını istediğine göre, mahkemece haksız fiil tarihindeki Devlet Bankalarının Alman markı üzerinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faiz oranı tesbit edilip Ambulans giderine fiil ödeme tarihindeki Türk lirası karşılığına hükmetmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Basri Özdemir vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 754.043.532 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.02.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy