(1086 S. K. m. 293)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesince verilen 20.2.1998 tarih ve 630-133 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait deponun 20.2.1996 tarihinde soyulduğunu, 1.506.140.000 TL zarar meydana geldiğini, deponun davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmşı bulunduğunu, şirketin eksper göndererek tespit yaptığını ardından sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu diğer davalı Sigorta İstihbarat Teşkilatı Lmt.Şirketinin elemanı olan K. Ç.'nun gelerek araştırma yaptığını, alış faturaları arasında bir fatura adresinde böyle bir firmanın olmadığını ileri sürerek müvekkilini sahtekarlıkla suçladığı ve mali polise ihbar etmekle tehdit ettiğini, müvekkilinin tecrübesizliğinden istifade ile feragatname imzalattığını, bu feragatnameye dayalı olarak sigorta tazminatının ödenmediğini beyanla haksız olarak imzalatılan feragatnamenin hükümsüzlüğüne ve 1.504.140.000 TL zararın %57 yasal faizi ile ve 500.000.000 TL manevi tazminat ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, davacının dava açma hakkı bulunmadığını, 25.03.1996 tarihinde rızasıyla imzaladığı feragat ve ibra dilekçesi ile bütün taleplerinden vazgeçtiğini, davanın yersiz olduğunu savunarak reddini istemiştir.
Davalı Sit. Lmt. Şti. vekili, davacının imzaladığı feragatname ile dava açmaya hakkı olmadığını, kendilerinin sigorta şirketi olmadıklarını ve bu durumda hukuki muhatapta olmayacaklarını, tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosyadaki mübrez belgelere ve Cumhuriyet Savcılığının takipsizlik evrakına göre davacının 25.03.1996 tarihli feragatname ile davalı sigorta şirketini ibraz ettiği, takipsizlik kararına göre feragatnamenin geçerliliğini koruduğu, takipsizlik kararı muhtevasına göre de tanık dinlenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalı sigorta şirketi olayın hırsızlık olmadığını, bölece teminat dışı kaldığını ileri sürmemiş aksine hırsızlık olayının teminat içinde kaldığı düşüncesiyle eksper'e başvurmuş, mahallinde eksper tarafından inceleme yapılmıştır. Sigorta şirketi adına feragatnameyi alan diğer davalı Sigorta İstihbarat Teşkilatı ismindeki kurumun yasal dayanağı bulunmamaktadır. Davacı bu kuruluşun kendisini naylon fatura düzenlediğinden bahisle korkuttuğnu, bu ikrah altında feragatnameyi verdiğini açıkladığına göre HUMK.nun 293/5. madesi uyarınca bu iddianın tanık dahil her türlü delille ispatı mümkündür. Kaldı ki hazırlık tahkikatında, davacı, tanıkları bulunduğunu bildirmiş ancak bu tanıkları dinlenmemiştir. Takipsizlik kararı hiçbir somut delil elde edilemediği gerekçesi ile verilmiş olup, B.K.nun 53. maddesine göre hkuki hakimini bağlamaz. Makkemece davacının delilleri toplanmak ve feragatnamenin ikrah altında verildiği sabit olduğu takdirde hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken sadece takipsizlik kararına dayanılarak eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy