(1086 S. K. m. 201/1, 234, 309) (6762 S. K. m. 82) (818 S. K. m. 453)
Taraflar arasındaki davanın İstanbul 7.Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 16.07.1998 tarih ve 527-765 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin müvekkilinden mal satın aldığını, karşılığında fatura kesildiğini, aradaki cari hesap alacağı olan 64.633.000.- lira alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının % 40 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamından davacı vekilinin irsaliye ve faturaları sunarak ek rapor alınmasını istediği, mahkemece 10 günlük kesin mehil verildiği halde, ara kararı yerine getirilmediğinden sunulan irsaliye ve belgelere dayanmaktan vazgeçilmiş sayıldığından ispat olunmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalı vekili duruşmaya gelip, savunmada bulunmazsa davayı inkar etmiş sayılır. Davanın inkarı demek; davalının, davacının dava dilekçesinde dayandığı vakıaları inkar etmesi demektir. (HUMK 201/1. cümle) Bu durumda davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaları ispat etmesi gerekir. Başka bir anlatımla, ispat yükü davacıya düşer. İncelenen davacı defterleri TTK.'nun 82. madde uyarınca usulüne uygun tutulmadığı için davacı lehine delil teşkil etmez. O halde, davacı alacaklı olduğunu iddia ettiği emtiaya ait fatura ve irsaliye ile bunların davalıya veya tesellüme yetkili adamına teslim edildiğini ispatlamak zorundadır. Davacı defterleri usulüne uygun tutulmadığından bilirkişi raporundaki bilgilere dayanılarak hüküm kurulamaz. Mahkemece, davacıya ibraz ettiği fatura ve irsaliyeleri davalıya tebliğ ettirdiğine dair yazılı delillerini ibraz etmesi istenilmeli, irsaliyelerin altındaki imzaların davalıya ait olup olmadığı konusunda davalı vekilinden sorulmalı, gerekirse imzalar konusunda davalı asil HUMK.'nun 309. madde delaletiyle 234. maddesi gereğince isticvab edilmeli, aynı zamanda BK.'nun 453. maddesi de dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy