(Uluslar Arası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşme (Varşova Konvansiyonu) m. 22) (1615 S. K. m. 51) (6762 S. K. m. 795)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülerek verilen 4.5.1998 tarih ve 605-780 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi G.A.G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketin nakliyesini üstlendiği 1180 kap içerisinde bulunan 15482 adet Jackets'in nakliye sigortasını yaptığını, gümrük rezerve zaptında 6 kap'ın eksik olduğunun anlaşıldığını, sigortalıya 21.1.1997 tarihinde 369.267.000.- lira tazminat ödediklerini, bunun tahsili amacıyla davalıya çekilen ihtara cevaben 231.307.000.- lira ödemeyi kabul ettiğini, ancak davalının hesap tarzının Varşova sözleşmesinin 22/b maddesine aykırı olduğunu, sözleşmede yer alan frankın 0.05895 gr. 24 ayar altın içerdiğini, dava tarihi itibarıyla 24 ayar altın gramın 1.612.000.- lira olduğunu buna göre davalının sorumluluğunun 1.876.368.000.- lira olduğunu beyanla 369.267.000.- lira rücu tazminatının ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, malların 14.10.1996 tarihinde teslim edildiğini, eksik çıkan 7 kap bedeli olan 182.361.000.- liranın ödenerek şirketlerinin ibra edildiğini, davaya konu edilen 6 kap içerisindeki maldaki eksikliğin gümrüğe teslim ettikten sonra oluştuğunu, 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 51. maddesi kapsamında kalan mallardan olduğunu bu nedenle taşıyıcının malı gümrüğe teslim etmesi ile sorumluluğun sona ereceğini, Türk Sivil Havacılık Kanunu'nda malın tevdi ve muayenesi bakımından bir hüküm bulunmadığını, TTK'nin 795. maddeye göre taşıyıcının imzasının bulunduğu muayene zaptının da bulunmadığını, uçaktan indirilip gümrüğe teslim edilen mallar hakkında tutulan zaptda 6 kap eksikliğinden söz edilmediğini, müvekkilince tazmin edilen 7 kap eksikliğe ilişkin rapor tutulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, Varşova Konvansiyonunu tadil eden Lahey Protokolünde taşıyıcının sorumluluğu kayıp malın kg başına 250 poincare frankı ile sorumlu olarak tespit edilmişse de 4 nolu montreal protokolü ile kayıp mallarda taşıyıcı sorumluluğu kayıp malın kg başına 17 SDR ile sınırlandırıldığı, Türkiye 3736 S.K. ile protokolü onayladığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 369.267.000.- liranın 22.5.1997 tarihinden itibaren uygulanacak değşen oranlarda reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 13.294.000.- lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 1.3.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy