(6762 S. K. m. 1281, 1299)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 5.11.1999 tarih ve 1998/620-1999/494 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 18.4.2000 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Ömer Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait olan ve yükü ile birlikte davalı şirkete sigortalanan aracın kazada hasarlanmasına rağmen aracın kasko sigorta teminatının eksik ödendiği gibi, üzerindeki malın faturasının müvekkili adına düzenlenmediği gerekçesiyle mal zararının da karşılanmadığını ileri sürerek 2.000.000.000 liranın faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, araç hasarı yönünden davacının ibraname verdiğini, mal hasarı yönünden davacının ibraname verdiğini, mal hasarı yönünden ise taşınan yüke ilişkin faturanın davacı adına düzenlenmediği, davacının malın sahibi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, aracın sovtaj bedeli indirilerek belirlenen bedelin davacıya ödenip ibraname alındığı, ödenen bedelin sigorta bedeline yakın değerde bulunduğundan, ibranın geçerli olduğu mal faturasının ise davacı şirket adına düzenlenmediğinden, mal sahibi olmayan davacıya ödeme yapılmasının mümkün bulunmadığı gibi, ibraname ile davacının tüm haklarını aldığını belirttiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı taraf, sigortalı araçta taşınan yükün müvekkili şirkete ait olduğunu, şirketin kurucu ortağı Süleyman Pektaş'ın davacı şirket kurulmadan önce kendi adına işlettiği ticari işletmesi sırasındaki uygulama nedeniyle, gönderici firmanın faturayı Süleyman Pektaş adına düzenlemiş olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece bu iddia üzerinde yeterince durulmadan ve bilirkişi raporunda belirtilen görüşler de irdelenmeden sadece faturanın şirket adına düzenlenmediğinden, bilirkişi raporuna aykırı şekilde hüküm kurulmuştur. Bu durumda, davacı şirket ortağı Süleyman Pektaş'ın davacın şirketten ayrı bir ticari işletmesi veya başka bir şirkette ticari ortaklığı bulunup bulunmadığı ilgili yerlerden araştırılmalı, gerekiyorsa davacı şirket ticari defter ve kayıtları bilirkişi aracılığıyla incelenerek, yaş meyve ve sebze ticareti de yaptığı anlaşılan davacı şirkete mal çalışan üçüncü kişi konumunda olup olmadığı bu suretle sigortalı araçta taşınan malın Süleyman Pektaş'a mı yoksa davacı şirkete mi ait olduğu bilirkişi görüşleri de birlikte değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, dediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.4.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy