(818 S. K. m. 103, 104, 182, 210)
Taraflar arasındaki davanın İskenderun 2.Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 30.04.198 tarih ve 1995/100 - 1998/512 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle bakiye 20.999.158.- lira asıl alacak ve 18.199.270.- lira işlemiş reeskont oranındaki faiz olmak üzere toplam 39.198.428.- lira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, % 40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 22.12.1995 tarihli oturumda davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle senetli alacaklar dışında davacının davalıdan 20.999.158.- lira alacaklı olduğu, davalı tarafın ödeme savunmasını kanıtlayamadığı, davalı tarafın teklif ettiği yeminin davacı yetkilisince eda edildiği, talep tarihinden önce davalı tarafın temerrüde düşürülmemesi nedeniyle işlemiş faiz istenemeyeceği gerekçesiyle, davalının icra takibine ve itirazının kısmen iptali ile takibin 20.999.158.- lira asıl alacağı 01.08.1995 takip tarihinden itibaren % 65'i aşmamak üzere % 57 oranında reeskont faiz uygulanmak suretiyle devamına, işlemiş faiz isteminin reddine, 8.399.663.- lira inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, reddedilen kısım üzerinden 7.279.708.- lira icra inkar tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak; davacı, satım sözleşmesi nedeniyle ödenmeyen satım bedelinin temerrüt faiziyle birlikte tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının iptalini istemiştir. BK.'nun 210'ncu maddesine göre hilafına mukavele mevcut değil ise, satılan alıcının yedine girince satıcı semene müstehak olur. Yine aynı Yasa'nın 182/2'nci maddesine göre hilafına adet veya mukavele mevcut değil ise, satıcı ile alıcı borçları aynı zamanda ifa etmekle mükelleftir. Bunun aksinin davalı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Satım sözleşmesine konu malların davalı alıcıya irsaliye ile üzerinde yazılı tarihlerde tesliminde uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının davalı adına düzenlediği 08.03.1994 ve 11.03.1994 tarihli faturaların davalı defterine 31.03.1994 tarihinde kaydedildiği de bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı edimini ifa etmekle davalıdan olan alacağı muaccel hale gelmiştir. Davacı tarafından düzenlenip davalı tarafından itiraz edilmeyen fatura ve irsaliyelerdeki teslim tarihleri dikkate alınarak, temerrüt tarihinden itibaren davacının temerrüt faizi isteme hakkı olduğu, bunun tespiti açısından hesap uzmanı bilirkişiden rapor alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile temerrüt faizi yönündeki talebin reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, İİK.'nun 67/2'nci maddesi uyarınca davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının kötüniyetle icra takibinde bulunması gerekmektedir. Faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla icra takibinde bulunan davacının kötüniyetinden bahsedilemeyeceği için, reddedilen miktar üzerinden davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.04.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy