(6762 S. K. m. 1281, 1282)
Dava: Taraflar arasındaki Ordu 1.Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 25.11.1998 tarih ve 1997/376-1998/673 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 29.6.1999 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya kasko sigortalı olan müvekkilline ait aracın uğradığı hasarın, araç sürücünün alkollü olduğu gerekçesiyle davalı sigortacı tazmin edilmediğini, bu gerekçenin doğru olmadığını ileri sürerek, (455.200.250)liranın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sigortalı araç sürücünün alkolün etkisiyle kaza yaptığını savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, trafik hasar ve nöroloji uzmanı bilirkişilerce verilen rapor içeriğine göre davacıya ait araç sürücüsünün olayda %100 kusurlu olduğu sürücünün çok hafif alkollü de olsa alkolün etkisinde bulunduğu, hasarın sigorta güvencesi dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalıya kasko sigortalı olan davacıya ait aracın sürücüsünün yaptığı trafik kazasında alkollü oluşunun kazaya etkisi konusunda alınan iki bilirkişi kurulu raporu arasındaki açık çelişki giderilmediği gibi, kararın dayandırıldığı ikinci bilirkişi raporunda bu hususta net ve kesin bir görüş de bildirilmemiş, sürücünün kaza yaparken çok hafif de olsa alkol etkisinde bulunduğu belirtilmiştir.
Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, sigortalı araçta oluşan hasarın sigorta güvencesi dışında kalabilmesi için kazanın salt alkollülük etkisi ile meydana geldiğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu duruma göre, sigortacı, trafik uzmanı ve nörolog hekimden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan, sigortalı araç sürücüsünün aldığı alkolün etkisi altında kazaya yol açıp açmadığını duraksamaya yer bırakmayacak kesinlikte saptanmasının istenmesi ve belirecek sonuç çerçevesinde karar verilmesini teminen yetersiz bilirkişi raporuna dayalı kurulan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, taraf vekilleri gelmediğinden duruşma vekillik ücreti taktirine yer olmadığına, 29.6.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy